Menü TÜM 1 HABER
Tarih: 27.03.2026 15:03
Bener’den mazlumlar için çağrı: Bir mümin zulme kayıtsız kalamaz

Bener’den mazlumlar için çağrı: Bir mümin zulme kayıtsız kalamaz

Facebook Twitter Linked-in

Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Mehmet Emin Bener, yaptığı açıklamada Müslümanların küresel ölçekte yaşanan zulümlere karşı duyarsız kalamayacağını vurguladı. Her müminin imkânı ölçüsünde sorumluluk alması gerektiğini ifade eden Bener, hem bireysel hem toplumsal reflekslerin önemine dikkat çekti.

“Her mümin gücü ölçüsünde sorumludur”

Bener, Müslümanların dünyanın neresinde olursa olsun mazlumların derdiyle dertlenmesi gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Müslümanlar, dünyanın neresinde olursa olsun, nerede bir mazlum varsa, nerede itilen kakılan, zulüm gören bir Müslüman varsa, onun derdiyle dertlenmeli ve ona ellerinden geldikçe yardım etmelidir. Herkes kendi kudreti ve gücü ölçüsünde muhakkak yardım etmelidir. Para göndererek en azından mali yardım olabilir. Bu belki bazen de bir dua olabilir. Çünkü bir mümin asla yapılan bir zulme kayıtsız kalamaz.”

“Münker karşısında üç temel tepki”

Toplumda kötülüğe karşı duruşun önemine işaret eden Bener, bir Müslümanın pasif kalamayacağını vurgulayarak şunları söyledi:

“Bir yerde eğer bir münker var ise bir Müslümanın şu üç tepkiden birisini muhakkak göstermesi lazım. Ya eliyle değiştirecek, Efendimizin buyurduğu gibi, ya diliyle müdahale edecek, uyaracak ya da kalbiyle buğz edecek.”

Boykot konusuna ayrıca dikkat çeken Bener, bu hususun hafife alınmaması gerektiğini ifade ederek, "Şu uyarıyı yapmak istiyorum, boykotla ilgili. Çünkü çok önemli. Bir ara ben bir hadis okumuştum. Hasen hadis olduğu ifade ediliyor. Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam bir hadis-i şerifinde, 'Öyle bir gün gelecek ki mescitlerde toplanacaklar ama içlerinden bir tane mümin olmayacak.' Düşünüyordum yani nasıl olacak? İnsanlar toplanacaklar, namaz kılacaklar ama içlerinden bir tane mümin olmayacak. Mümkün mü?” diye sordu.

“Kim bir kavme benzerse o onlardandır”

Hadis ve ayetler üzerinden önemli uyarılar bulunduğunu belirten Bener, kimlik ve aidiyet konusuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

“Sonra bu sefer hadis ve ayet literatür taraması yapıyorsunuz. Bakıyorsunuz, orada bazı ikazlar var. Hakikaten çok düşündürücü. Mesela bunlardan bir tanesi, kim bir kavme benzerse o onlardandır. Bir insana, kafire, gayrimüslime, İslam düşmanlarına belki benzeme niyeti de olmaksızın ama sırf görünüş olarak onlara benzemeye çalıştığınızda veya ahlaken benzemeye çalıştığınızda Allah muhafaza bu sizi onlardan kılıyor. Yani Efendimizin ifadesi çok önemli. ‘Onlardandır’ demek neredeyse sizi imani daireden çıkarıyor. Onun için bu çok önemli bir nokta.”

“Dış görünüş de mümin için önemlidir”

Bener, Peygamber Efendimizin hayatından örnek vererek dış görünüşün de bir kimlik göstergesi olduğuna işaret etti.

Bener, “Hatırlayın, Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam Mekke’yi fethettiği zaman Ebu Kuhafe 90 yaşında Müslüman olduğunda ona ilk söylediği şey; ‘Git sakallarını önce bir boya, kınayla.’ Niye? Çünkü sen şu anda Yahudi haham ve Hristiyan papazlarına benziyorsun. Dış görünüş de çok önemli bir mümin için. Dolayısıyla gençliğimizi onlara özenmekten muhakkak korumamız lazım.”

“Onlara yardım eden de onlardandır”

Bener, “Sonra bir ayet daha okudum. Bu ayette diyor ki: 'Kim o kafirleri dost edinirse o da onlardandır.' Yani acaba burada dost edinmek gidip böyle dost ahbap olmak, beraber çalışmak, dertleşmek midir? Değil. Tefsir kitaplarına bakıyorsunuz, herhangi bir şekilde kim onlara yardım ederse, eğer kafirler bir Müslüman kavme saldırırlarsa, Müslümanlar da o düşmana ekonomik yardımda bulunurlarsa, lojistik desteklerinde bulunurlarsa, silah yardımında bulunurlarsa bu aynı zamanda o Müslümanları o kafirin zümresine ilhak ediyor. ‘Kim onlara yardım ederse, kim onlarla dostluk kurarsa o da onlardandır.’ ifadesidir. Karşılığı, onlar bir Müslüman kavme saldırdığı zaman kim onlara herhangi bir yardımda bulunursa, bu ekonomik olabilir, lojistik destek olabilir, insan yardımı olabilir veya silah yardımı olabilir, o da onlardandır buyuruyor.”

“Allah ve Resulü hüküm verdiyse başka seçenek yoktur”

Bener, sözlerini Kur’an’daki kesin hükümlere dikkat çekerek tamamladı:

“Başka bir ayet-i kerimeyi okudum. Ayet-i kerime açık ve net diyor ki Allah ve Resulü eğer herhangi bir konuda hüküm vermişlerse artık Müslümanların bunun dışında başka hiçbir seçeneği yoktur.” (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —