Tarih: 27.02.2026 08:13

Doğu Türkistan’da Nükleer Deney Yapıldı!

Facebook Twitter Linked-in

WASHINGTON – ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, Çin'in 2020 yılında Doğu Türkistan'ın Lop Nur bölgesinde gizli bir nükleer test gerçekleştirdiğini ifşa etti. Uzun süredir bir sır olarak saklanan bu faaliyet, sismik veriler ve teknik analizlerle gün yüzüne çıkarıldı.

Deprem Değil, Nükleer Patlama!

ABD Dışişleri Bakanlığı Silah Kontrolü ve Doğrulama Yardımcısı Christopher Ford (Kirstopher Yo), Hudson Enstitüsü'nde yaptığı konuşmada, yaklaşık altı yıl önce gerçekleşen sismik hareketliliğin detaylarını paylaştı. Ford'un açıklamalarına göre:

 

Çin, 1964 yılından bu yana işgal altındaki Doğu Türkistan'da 50'ye yakın nükleer deneme gerçekleştirdi. Bu testlerin merkezi olan Lop Nur ve çevresi, ağır radyoaktif kirliliğe maruz kalmış durumda. Nükleer serpintiler nedeniyle bölgedeki Uygur Türkleri arasında kanser vakaları ve nedeni bilinmeyen hastalıklar hızla yayılırken, Çin yönetimi bu felaketi "ulusal çıkarlar için verilen bir kurban" olarak nitelendirerek halkın sağlığını hiçe saymaya devam ediyor.

Daha önce Donald Trump ve BM nezdindeki diplomatlar tarafından da gündeme getirilen "yer altı nükleer faaliyetleri" iddiası, Christopher Ford'un bu son açıklamalarıyla somut bir lokasyon ve teknik veri kazanmış oldu.

Dünya, Çin Tehdidini Ne Zaman Anlayacak?

Konu hakkında İstiqlal TV Türkçe Yayın Koordinatörü Muhammed Ali ATAYURT "Doğu Türkistan, Çin için sadece bir 'toprak parçası' mı, yoksa üzerinde her türlü insanlık dışı deneyin yapılabileceği devasa bir laboratuvar mı? 2020 yılında tüm dünya pandemiyle boğuşurken, Pekin yönetiminin sessiz sedasız nükleer bombalar patlatması, bölge halkına yönelik acımasızlığın en somut kanıtıdır.

Burada asıl sorulması gereken şudur: üzerinde yaşayan halkın sağlığını hiçe sayan ve "ulusal çıkar" kılıfı altında Mazlum coğrafyanın geleceğini radyasyona boğan bir zihniyet, dünya barışı için ne kadar güvenilir olabilir? Lop Nur'da patlatılan her bomba, sadece toprağı değil, uluslararası hukuku ve insanlık onurunu da delik deşik etmektedir. Sessiz kalan dünya, bu radyoaktif sessizliğin bedelini bir gün hepimizin ödeyeceğini ne zaman anlayacak?" yorumunu yaptı.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —