Tarih: 27.02.2026 14:30

İsrail, arazi tescili adı altında arazileri gasp ediyor, Filistinlileri mülksüzleştiriyor

Facebook Twitter Linked-in

Uluslararası Af Örgütü, İsrail yetkililerinin Aralık 2025'ten bu yana Doğu Kudüs dahil işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlileri mülksüzleştirmek ve bölgenin ilhakını geri döndürülemez bir gerçeklik haline getirmek için kasıtlı olarak tasarlanmış bir dizi hukuksuz uygulama başlattığını belirtti. Açıklamada bu kararların, İsrail'in yasadışı yerleşimleri genişletme projesinde, ölçeği ve hızı açısından benzeri görülmemiş bir tırmanışa işaret ettiği vurgulanarak, özetle şunlara yer verildi:

"Kararlar, Filistinlilere ait daha fazla toprağın ele geçirilmesini kolaylaştırıyor, rekor sayıda yeni yerleşimin kurulmasına izin verirken mevcut olanları genişletiyor ve Batı Şeria topraklarını İsrail'in kamu mülkiyeti olarak tescilliyor. Art arda gelen İsrail hükümetleri, yerleşimleri genişletmeyi, işgali ve apartheid sistemini kalıcılaştırmayı amaçlayan politikalar izlemişti ancak bu son uygulamalar, mevcut İsrail hükümetinin Gazze'deki soykırımın gölgesinde bu çabaları nasıl hızlandırdığını ortaya koyuyor.

Batı Şeria'da 750 bin civarında İsrailli yerleşimci yasadışı olarak yaşıyor

İsrail, 1967'de Filistin toprağını işgal ettiğinden bu yana Filistinlileri mülksüzleştirmek ve kontrol etmek için baskıcı bir idari ve yasal mimari kurdu ve geliştirdi. Mevcut hükümet, yerleşim genişlemesini ve arazilerin ele geçirilmesini hızlı süreçlerle hayata geçirerek, bu projeyi sorumsuzca hızlandırıyor. 11 Aralık 2025'te İsrail'in güvenlik kabinesi, 19 yeni yerleşimin kurulmasını öngören planları onaylayarak, mevcut koalisyon hükümetinin yalnızca üç yılda onayladığı toplam yerleşim planı sayısını 68'e, toplam resmi yerleşim sayısını yaklaşık 210'a çıkardı. Mevcut durumda Doğu Kudüs de dahil Batı Şeria'da 750 bin civarında İsrailli yerleşimci yasadışı olarak yaşıyor.

15 Şubat 2026'da İsrail hükümeti, İsrail hukuku uyarınca ilhak anlamına gelen bir karar çıkardı. Karar, C Bölgesi'nde arazi tescil işlemlerini kolaylaştırmak için bir hükümet mekanizmasının kurulması amacıyla 244 milyon şekelden fazla bütçe tahsis ederek, arazi tescil yetkilerini sivil idareden İsrail'in Adalet Bakanlığı'na devretti.

Peace Now verilerine göre, güncel durumda, işgal altındaki Batı Şeria'nın C Bölgesi'nde arazilerin yaklaşık yüzde 58'i kayıtsız. İsrail halihazırda bölgenin yarısından fazlasını, kamu arazisi olarak belirleyerek ele geçirdi. Filistinliler, İsrail'in Osmanlı arazi yasalarına ilişkin çağdışı yorumu nedeniyle arazi sahipliklerini kanıtlamak için neredeyse aşılmaz engellerle karşılaşıyor. İsrail, Filistinlilerden çoğunun erişimi olmayan çok çeşitli belgeleri, haritaları ve diğer kayıtları sunmalarını isteyerek, bu konuda devamlı engel çıkarıyor."

 

ABD hükümetinin koşulsuz desteği cesaretlendiriyor

Uluslararası Af Örgütü Araştırma, Savunuculuk, Politika ve Kampanyalar Kıdemli Direktörü Erika Guevara-Rosas, "Tanık olduğumuz durum, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin, hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlar nedeniyle yakalama kararı çıkardığı bir başbakan tarafından yönetilen bir devletin, uluslararası hukuka meydan okumakla alenen övünmesidir. Yüzlerce BM kararı, Uluslararası Adalet Divanı'nın Tavsiye Görüşleri ve küresel tepkiye rağmen, İsrail yasadışı yerleşimleri açıkça genişletmeye devam ederek acımasız apartheid sistemini kalıcılaştırıyor. Filistinlilerin hayatını ve geçim kaynaklarını yok ediyor" dedi. 

ABD hükümetinin koşulsuz desteğinin ve Gazze'deki soykırımı, hukuksuz işgali ile apartheid sistemi bağlamında onlarca yıldır işlediği uluslararası hukuk suçları karşısında hesap verebilirliğin sağlanmamasının, İsrail'i cesaretlendirdiğini vurgulayan Guevara-Rosas, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ele geçirilen toprakların, hiçbir sonuçla karşı karşıya kalınmayacağına dair tam bir özgüvenle resmileştirilmesi de buna dahil. Hukuka aykırı yerleşimlerin hızla genişlemesi ve Batı Şeria genelinde devlet destekli yerleşimci şiddetinin ve suçların artması, uluslararası toplumun kararlı adımlar atmadaki feci başarısızlığının sonucu. Üçüncü devletler kendi yasal yükümlülüklerine saygı göstermeyerek, İsrail'i hukuka aykırı amaçlarını gerçekleştirmekten caydırmak için, örneğin AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın durdurulması gibi, ellerindeki araçları kullanmayı reddetti."

İsrail, uluslararası hukuku ihlal etmenin yeni yollarını bularak hukuksuz işgalini ve apartheid sistemini daha da kalıcılaştırıyor. İlhak etmeyi, işgal altındaki bir bölgeye işgalci güçten sivilleri yerleştirmeyi, korunan kişileri yerinden etmeyi veya çıkarmayı ve işgal altındaki bölgede mülkleri hukuka aykırı olarak ele geçirmeyi kesinlikle yasaklayan uluslararası hukuku tam bir cezasızlıkla açıkça ihlal ederek, saldırgan ilhak hedefini kasıtlı ve devamlı olarak ilerletiyor. Arazi tescili İsrail'in arazi gaspı ve mülksüzleştirme için kullandığı örtük ifadedir. Hedef tam ilhak ve İsrail bunu başarmak için gerekli zeminin büyük bölümünü çoktan hazırladı. 

 

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi WhatsApp Basın grubuna katılmak için:

https://chat.whatsapp.com/IGXsd1inPviL5cJl5Ey0p2?mode=ems_share_c

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —