
Doğu'nun dondurucu soğuğunda yazılan bir tarihle karşılaştık.

1914 yılı… Dünya savaşın içine sürüklenmişken, Osmanlı Devleti için en çetin mücadele alanlarından biri doğuda açıldı: Kafkas cephesi (Caucasus Campaign)
Bu cephede Osmanlı ordusu, Rus imparatorluğuna karşı mücadele veriyordu. Hedef büyüktü: Kars, Ardahan ve Batum geri alınacak, Orta Asya Türkleriyle bağlantı kurulacaktı. Ancak hesaplanan planlar, Kafkasya'nın sert coğrafyasında ağır bir sınav verecekti.

SARIKAMIŞ: DONARAK GELEN FELAKET
1914'ün son günleri…
Sarıkamış tarihe geçecek bir trajediye sahne oldu.
Enver Paşa komutasındaki Osmanlı birlikleri, -30 dereceyi bulan soğukta ilerlemeye çalıştı. Ancak yetersiz lojistik, ağır kış şartları ve koordinasyon eksikliği nedeniyle on binlerce asker kurşun atmadan, donarak şehit düştü.

Sarıkamış, askeri bir yenilgiden çok daha fazlasıydı; Anadolu'nun hafızasına kazınmış bir acıydı.

KARS: STRATEJİK BİR SINIR ŞEHRİ
Kafkas mücadelesinin kalbinde yer alan şehirlerden biri de Kars.
1877-78 Osmanlı-Rus Harbi sonrası Rusya'ya geçen Kars, I. Dünya Savaşı sırasında yeniden çatışmaların odağı oldu. 1918'de kısa süreliğine Osmanlı kontrolüne geçti. Ancak savaşın genel gidişatı bölgedeki dengeleri sürekli değiştirdi.

Rusya'da 1917'de yaşanan devrim sonrası bölge yeni bir belirsizlik dönemine girdi. Bu karmaşa, ilerleyen yıllarda Milli Mücadele sürecini de doğrudan etkiledi.

SINIRLARI BELİRLEYEN ANLAŞMA
1921 yılında imzalanan anlaşma ile Türkiye'nin doğu sınırlarını büyük ölçüde belirledi. Bu anlaşma ile Kars ve Ardahan Türkiye'ye bırakıldı.
Bugün Türkiye'nin doğu sınırının temelini oluşturan bu anlaşma, Kafkas Cephesi'nde verilen mücadelenin diplomatik sonucuydu.

TARİHİN SOĞUK CEPHESİ
Kafkas Cephesinin zorlu doğa koşulları, büyük stratejik hedefler ve
ağır askeri kayıplara yolaçtı. Derin toplumsal etkiler oluşturdu.
Osmanlı tarihinin en dramatik sayfalarından biri olarak yerini aldı.
Kars ise yalnızca bir şehir değil; imparatorlukların mücadelesine, savaşlara ve yeni bir devletin doğuşuna tanıklık eden bir sınır hafızasıdır.

Doç. Dr. Devrim Alkaya
İnş. Yük. Müh. & Kamu Yöneticisi
Kültürel Miras Uzmanı