Menü TÜM 1 HABER
Tarih: 25.03.2026 13:18
Kıbrıs’ta Fransız Etkisi

Kıbrıs’ta Fransız Etkisi

Facebook Twitter Linked-in

Orta Çağ'da Haçlı Seferleri ile Doğu Akdeniz'e yönelen Avrupalılar arasında Fransız kökenli soylular önemli bir yer tutuyordu. Özellikle Guy de Lusignan ile başlayan Lusignan Hanedanı dönemi, Kıbrıs'ta Fransız kültürünün en belirgin şekilde hissedildiği zaman dilimi oldu. Ada, bir anlamda Doğu'da kurulmuş bir Fransız krallığına dönüştü.

Peki bu nasıl oldu?

Lüzinyanlar Kıbrıs'a "fatih" olarak değil, Selahaddin Eyyubi'ye yenilip ana karadan sürüldükten sonra İngiliz Kralı'ndan adayı satın alarak yerleştiler. Kıbrıs onlar için hem bir sığınak hem de yeni bir hanedan merkezi oldu.

Bu dönemde sadece yönetim değil, dil ve yaşam tarzı da değişti. Saray dili Fransızca oldu, Avrupa'daki şövalyelik kültürü Kıbrıs'a taşındı. Bugün bile adanın bazı mimari yapılarında, özellikle Gotik tarz kiliselerde bu etkinin izlerini görmek mümkün. Lefkoşa'daki Selimiye Camii (eski adıyla St. Sophia Katedrali), bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biridir; bir Fransız Gotik mimarisinin Akdeniz'deki yankısıdır adeta.

Fransız etkisi yalnızca taş binalarda değil, zihniyet dünyasında da kendini gösterdi. Kıbrıs, Doğu ile Batı arasında bir köprü olmanın ötesinde, Batı'nın doğuya açılan kapılarından biri haline geldi. Ticaret yolları, diplomasi ve kültürel etkileşim bu dönemde yoğunlaştı. Fransız şövalyelerin getirdiği feodal düzen, adanın sosyal yapısında da iz bıraktı.

Ancak tarih hiçbir zaman tek bir çizgide ilerlemez. Kıbrıs, Lusignanlardan sonra Venedik Dönemi Kıbrıs ve ardından Osmanlı'nın Kıbrıs'ı Fethi ile bambaşka bir kimliğe büründü. Buna rağmen Fransız etkisi tamamen silinmedi; sadece diğer kültürlerin arasında daha derinlere çekildi.

Bugün Kıbrıs sokaklarında gezerken belki bir Fransızca kelime duymazsınız. Ama bir kemerin formunda, bir katedralin yükselen sivri kemerlerinde ya da tarih kitaplarının satır aralarında bu etkiyi hissetmek mümkündür. Çünkü Kıbrıs, sadece yaşayanların değil, geçmişte burada hüküm sürenlerin de adasıdır.

Sonuç olarak, Kıbrıs'ı anlamak için sadece görüneni değil, hissedileni de okumak gerekir. Ve o hissin içinde, Akdeniz rüzgârına karışmış hafif bir Fransız dokunuşu her zaman vardır.

Kıbrıs adasını gezerken hazirladigim TV programının her bölümünü Youtube kanalımdan izlemenizi, Kıbrıs'ın derin tarihini keşfetmenizi öneririm.

Doç.Dr. Devrim Alkaya 
İnş.Yük.Müh. &  TV Programcısı 
Kültürel Miras Uzmanı




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —