Menü TÜM 1 HABER
Tarih: 13.03.2026 16:12
Konya Peygamber Sevdalıları, “Dünya Kudüs Günü” basın açıklaması yaptı

Konya Peygamber Sevdalıları, “Dünya Kudüs Günü” basın açıklaması yaptı

Facebook Twitter Linked-in

Cuma namazı çıkışında gerçekleşen programda, Kur’an-ı Kerim tilavetini Hafız Nurullah Lavent okudu. Ardından Konya Peygamber Sevdalıları Bölge Koordinatörü Celal Ödemiş basın açıklamasını okudu.

Katılımcılar, açıklama boyunca yoğun ilgi gösterdi ve vatandaşlar programa destek verdi.

Kudüs’ün yalnızca Filistin halkının değil, bütün Müslümanların ve tüm insanlığın ortak mirası olduğunu vurgulayan Celal Ödemiş, “Küresel barışın anahtarı Kudüs ve Aksa’nın özgürlüğüdür. Bugün burada sadece bir bölgenin değil, tüm insanlığın vicdan durağı olan Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze’de yaşanan soykırıma dur demek için toplandık. Mescid-i Aksa Müslümanların ilk kıblesi ve mukaddes mabedlerinden biridir. Ancak bugün Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze, siyonist işgal rejiminin sistematik saldırıları ve yayılmacı politikaları altında ağır bir kuşatma yaşamaktadır” şeklinde konuştu.

İşgal rejiminin Gazze’de başlattığı ve Lübnan, Suriye, Yemen ile İran’a yayılan çatışma sürecinin asla bir “güvenlik” meselesi olmadığını belirterten Ödemiş, “Bu, ‘Arz-ı Mev’ud’ hezeyanıyla bölge ülkelerini zayıflatma, parçalama ve köleleştirme operasyonudur. Siyonist akıl kendi güvenliğini komşu ülkelerin yıkımında aramakta ve attığı her adımda dünya barışının altına dinamit döşemektedir. Bu saldırganlık, ‘İsrail’in güvenliği’ bahanesi altında bütün bölgeyi dizayn etmeyi hedefleyen emperyal bir projeye dönüşmüş ve dünya barışını doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır” dedi.

Filistin meselesinin ötesine dikkat çeken Ödemiş, “Şurası açıktır ki mesele sadece Filistin meselesi değildir. Asıl mesele İslam coğrafyasının tüm direniş hatlarını kırmayı hedeflemektedir. Bugün Ortadoğu, modern dünyanın gözleri önünde sistematik bir yok etme operasyonuna sahne olmaktadır. Sadece sınırların değil, vicdanların da tarumar edildiği bu süreçte; Gazze ve Kudüs’e sahip olma adına Lübnan, Suriye, Yemen ve İran, küresel şer odaklarının hedef tahtasına oturtulmuştur” ifadelerini kullandı.

ABD ve israilin uluslararası hukuku ayaklar altına aldığını vurgulayan Ödemiş, “BM kararlarını hiçe sayan, okulları, hastaneleri ve mülteci kamplarını vuran bu saldırganlık; küresel enerji hatlarını tehdit etmekte, dünya ekonomisini telafisi güç krizlere sürüklemekte, Üçüncü Dünya Savaşı riskini her geçen gün daha gerçekçi bir tehdit haline getirmektedir. ‘Küfür tek bir millettir.’ Bu şer ittifakının içinde Amerika ön plana çıksa da, israilin arkasındaki en büyük destekçilerden biri de tarih sahnesindeki ‘fitneci’ rolünü yeniden üstlenmiş olan İngiltere’dir.” ifadelerini kullandı.

Zulüm karşısında sessiz kalmanın zalimin safında yer almak anlamına geldiğini belirten Ödemiş, “Tüm bu saldırılar göstermektedir ki zulmün rengi, dili veya sınırı yoktur. Batılı güçler ve siyonist akıl, İslam coğrafyasını zayıflatmak için tek bir vücut gibi hareket etmektedir. Emperyalist güçler kendi aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakıp İslam coğrafyasına karşı birleşmişken, bugün Müslümanlara düşen kendi aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakmaları, ümmet bilincini yeniden güçlendirmeleri, mazlumların yanında güçlü bir duruş sergilemeleri, vahdet içinde hareket etmeleri ve bu küresel kuşatmaya karşı sarsılmaz bir kale inşa etmektir.” dedi.

Gazze’de ve Yemen’deki çocukların durumuna dikkat çeken Ödemiş, “Gazze’de dökülen kan ile Yemen’de açlıktan can veren çocuğun feryadı birdir. Gazze’nin okullarında bombalanan çocuklarla Tahran’ın okullarında bombalanan kız çocukları birdir. Dünya Kudüs Günü vesilesiyle buradan tüm İslam âlemine sesleniyoruz: Zulme sessiz kalmayın. İşgale karşı sesinizi yükseltin. Mazlumların yanında durun” ifadelerini kullandı.

Ödemiş, birlik ve dayanışma çağrısını şu sözlerle yaptı: “Vahdet şarttır. Mezhebi ve siyasi ayrılıklar, Siyonist kurşunlardan daha yıkıcıdır. Tek yürek ve tek bilek olma vaktidir. Gazze’den Lübnan’a, Yemen’den İran’a kadar saldırı altındaki tüm mazlum halklarla tam bir dayanışma içinde olunmalıdır. siyonizme ve onun en büyük destekçileri olan ABD, İsrail ve İngiltere’ye yönelik etkili, sürdürülebilir bir ekonomik boykot uygulanmalıdır. Aksa bir onur meselesidir. Kudüs’ü savunmak, sadece Filistinlilerin değil, ‘Lailaheillallah’ diyen her ferdin boynunun borcudur.” dedi.

Ödemiş, konuşmasını, “Şu bilinmelidir ki, Kudüs ve Aksa özgürleşmeden ne bölgeye ne de dünyaya huzur gelmeyecektir. Kudüs’ün özgürlüğü yalnızca Filistin’in meselesi değil, insanlığın ortak barış meselesidir. Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü yalnızca Müslümanların meselesi değil, insanlık onurunun ve uluslararası adaletin meselesidir. Bizler inanıyoruz ki; Kudüs’te zulüm bittiğinde, Mescid-i Aksa özgürlüğüne kavuştuğunda, Filistin halkı kendi topraklarında özgürce yaşayabildiğinde yalnızca Ortadoğu’da değil, dünya genelinde barışın önü açılacaktır. Kudüs özgür olmalıdır. Mescid-i Aksa özgür olmalıdır. Filistin özgür olmalıdır. Küresel barışın anahtarı Kudüs ve Aksa’nın özgürlüğünden geçmektedir.” sözleriyle tamamladı.

Program, İttihadül Ulema üyesi Muhammed Yıldız’ın duasıyla sona erdi.(İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —