Terme'de Seçim Riyakârlığı Ramazan Ayına Da Yansıdı
Seçim sürecinde Terme Belediyesi önünde 3.000 kişiye iftar sofrası kuran Başkan Şenol Kul'un, aradan geçen iki yılda garibanı unuttuğu yönündeki eleştiriler bugün ilçede daha yüksek sesle dile getiriliyor.
İlçe merkezinde; gariban, yoksul, yaşlı ve yalnız yaşayan insanların özellikle Tarihi Pazar Camii çevresi ile 15 Temmuz Millî İrade Meydanı — yani Terme Belediyesi binası önü — gibi ilçenin kalbi sayılan alanlarda zaman geçirdiği biliniyor.
Burası aynı zamanda konserlerin verildiği, etkinliklerin düzenlendiği, sosyal hayatın aktığı bir merkez. Ancak söz konusu, garibanla sofrayı paylaşma kültürünü yaşatmak ve Ramazan'da iftar sofrasını meydana kurmak olunca, ilçe merkezini dar eden bir uygulamayla karşı karşıya kalınması sorgulanması gereken bir durum olarak görülüyor.

Aylık 135.000 TL maaş aldığı ifade edilen, onlarca yıldır devletin imkânlarından faydalanan ve başkanı olduğu ilçede ücretsiz bir WC (tuvalet) dahi yapamadığı eleştirilerine muhatap olan, iki yıldır sebze pazarcılarını ziyaret etmediği söylenen bir belediye başkanının "garibanın sofrasında ne var" diye sormasını beklemek, bazılarına göre fazla iyimserlik olur.
Sansasyonel haberlerle gündeme gelen belediye başkanının sofrasına davet edilen, "Samsun'un abisi" olarak anılan AK Parti İl Başkanı Mehmet Köse'nin; "Ramazan topu neden patlamıyor, bu ilçe halkı için neden bir iftar çadırı kurulmuyor?" diye sormaması da kamuoyunda dikkat çekiyor. Adrese teslim edildiği iddia edilen Ramazan ihalesine dair soruların cevapsız kalması ise ayrı bir tartışma konusu.
Öte yandan, iki yıldır Terme'de yaşanan pek çok problem için "Bizimle ilgisi yok, Büyükşehir bakıyor" denilerek sorumluluğun Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan'a yönlendirilmesi, vatandaşın gözünde bir başka eleştiri başlığı olarak duruyor. Sorunlar karşısında vatandaştan köşe bucak kaçıldığı yönündeki söylemler de kulaktan kulağa yayılıyor.
Şu soruyu sormadan geçmek mümkün değil:
Söz konusu İzlanda ziyaretleri olduğunda, yurt dışı programları olduğunda ya da Şenol Kul'un şahsi arazilerindeki ruhsatsız olduğu iddia edilen lüks çadırları gündeme geldiğinde belediye imkânları seferber olabiliyorken; garibanlar için bir iftar çadırı kurmak neden bu kadar zor oluyor?
Bayburt ve Gümüşhane gibi illerin nüfusundan daha kalabalık bir ilçede; sokakta kalan yolcular, imkânı olmayan insanlar, meydanda çalışmak zorunda olan işçiler, dilenciler, köylüler ve velhasıl Termeliler için bir iftar çadırı kurmak gerçekten bu kadar mı güç?

Unutulmamalıdır ki; "Yakararsa dünyayı garipler yakar."
Ve Peygamber Efendimiz (S.A.V.) şöyle buyurmuştur:
"Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir."
Son olarak ifade etmeliyim ki Ramazan; sadece sofraların değil, vicdanların da kurulduğu aydır.
Bu ayda atılan her adım, yapılan her tercih, toplumun hafızasında yer eder. Terme'de de beklenti; gösterişten uzak, samimi ve kapsayıcı bir anlayışın hâkim olmasıdır.