Menü TÜM 1 HABER
Tarih: 10.03.2026 16:08
Vakıf üniversitesinde ayrımcılık iddiaları

Vakıf üniversitesinde ayrımcılık iddiaları

Facebook Twitter Linked-in

Kurum tarafından yapılan açıklamada, din ve vicdan özgürlüğünün ulusal ve uluslararası hukuk ile teminat altına alındığı vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bilindiği üzere din ve vicdan özgürlüğü ulusal ve uluslararası hukuk kuralları ile teminat altına alınmıştır. BM Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 18'inci maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9’uncu maddesi; herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahip olduğunu ve bu hakkın aleni veya özel olarak bireysel ya da başkaları ile birlikte toplu olarak, kendi din ya da inancını ibadet, icra, bunun icaplarını yerine getirme ya da öğretme bakımından ortaya koyma özgürlüğünü içerdiğini kabul etmektedir."

Açıklamada ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndaki eşitlik ve din özgürlüğü hükümlerine dikkat çekildi:

"Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 'Kanun önünde eşitlik' başlıklı 10’uncu maddesine göre 'Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.' 'Din ve vicdan hürriyeti' başlıklı 24’üncü maddesinde de 'Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14’üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir. Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.' hükmü yer almaktadır."

Kurum, 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu ile din ve inanç temelinde ayrımcılığın yasaklandığını hatırlattı:

"Kanunun 'Ayrımcılık yasağının kapsamı' başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası ile eğitim ve öğretim hizmetleri sunan kurum ve kuruluşların yürüttükleri faaliyetler bakımından bu hizmetlerden yararlanmakta olan kişiler aleyhine ayrımcılık yapamayacağı hüküm altına alınmıştır."

Açıklamada, söz konusu iddiaların demokratik hukuk devleti açısından kabul edilemez nitelikte olduğu vurgulandı:

"Yazılı ve görsel medyada yer alan iddialara konu olan din ve inanç temelinde ayrımcılık ihlalleri, demokratik bir hukuk devleti açısından kabul edilemez niteliktedir."

Kurumun çalışmalarına değinilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

"Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, her türlü ayrımcılık yasağının ihlaline dair iddiaları büyük bir ciddiyetle ele almakta; herkes için onurlu, eşit ve güvenli bir ortamın sağlanması yönündeki çalışmaları kararlılıkla sürdürmektedir. Bu doğrultuda, temel misyonu insan haklarının korunması ve geliştirilmesi, insan onurunu esas alarak kişilerin eşit muamele görme hakkının güvence altına alınması ve hukuken tanınmış hak ve özgürlüklerden yararlanmada ayrımcılığın önlenmesinin sağlanması olan Kurumumuz tarafından söz konusu iddialar yakından takip edilerek, gerekli işlemler hassasiyetle yerine getirilecektir." (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —