Beşyol Meydanı’nda yapılan basın açıklaması, Muhammed Emin Demir’in okuduğu Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından platform adına konuşan Van SDİ Dönem Sözcüsü Ahmet Faruk Çevik, İran’a yönelik saldırıların bölgeyi daha büyük bir kaosa sürükleyeceğine vurgu yaparak İncirlik, Kürecik ve Van’daki NATO üslerinin kapatılması çağrısında bulundu.
Siyonist rejim israil ve ABD’nin her gün yeni bir bahane ile farklı bir ülkeye saldırdığını söyleyen Çevik, “27 Şubat Cuma gece saatlerinde İran İslam Cumhuriyetine yönelik başlatılan kanlı saldırılar İran’ın dini lideri Ali Hamaney ve beraberindeki komutanların katledilmesiyle yeni bir boyuta taşınmıştır. Coğrafyamızı ateşe veren bu zorbalık düzeni bölgemizi bitmeyen bir kaosa sürüklemeye çalışmaktadır. Dünyayı kan gölüne çeviren, Gazze'de yüz bine yakın masum sivil öldüren, hemen hemen etrafındaki bulunan tüm ülkelere saldıran, israil - ABD şer ortakları her gün yeni bir bahane ile bir ülkeye saldırmaktadır. Son olarak komşumuz İran’a hiçbir haklı gerekçeye ihtiyaç duymadan saldırmıştır. Çocuk istismarı konusunda sabıkası kabarık olan bu siyonist yapı İran’ın güneyinde bulunan bir ilkokulu bombalamış ve 150’ye yakın masum kız çocuğunu katletmiştir. israilin, ABD ile birlikte İran’a yönelik gerçekleştirdiği bu saldırılar; bölgesel barışı, uluslararası hukuku ve insanlığın ortak vicdanını hedef almaktadır. Sivillerin, yerleşim alanlarının ve eğitim kurumlarının hedef alınması hiçbir gerekçeyle izah edilemez.” dedi.
“Bu ateşin her bir İslam beldesini kuşatacağını unutmamalıyız”
Müslüman liderlere ve halklarına bu zulme karşı gelinmezse yarın sıranın onlara geleceğini hatırlatan Çevik, “Ramazan ayının manevi atmosferinde masum insanların hayatını kaybetmesi, özellikle çocukların bombalar altında can vermesi kabul edilemez bir insanlık dramıdır. Güvenlik söylemiyle yürütülen bu saldırılar, hukuki ve ahlaki meşruiyetten yoksundur. ABD-israil şer cephesi; bu saldırılar ile Eptsein gibi kendi kirli geçmişlerini ve Filistin de yaptıkları soykırımın üstünü örtmeye çalışmaktadırlar. Müzakere masasını deviren, her türlü ihaneti yapan bu emperyalist yapılar gözünü İslam ülkelerine dikmiştir. Yüzyıllardır dünyayı sömüren bu sömürgeci kuşak dünyanın tek sahipleriymiş gibi muhalif her sesi zulüm ile kısmış emperyalist düzenlerini tahkim etmişlerdir. Satın alınmış İslam ülkelerinin liderleri, susturulmuş halklar, birbirleriyle savaşan Müslümanlar ve geri bırakılmış bir İslam coğrafyası asla kabul edilebilir değildir. Müslümanlar bir an evvel bu süreçten ders almalı ve akıllarını başlarına almalıdır. Bu ateşin her bir İslam beldesini ve bizi kuşatacağını unutmamalıyız.” ifadelerini kullandı.
“Kürecik, İncirlik ve Van’daki NATO üsleri kapatılmalıdır”
İşgal rejimi ve ABD’nin Türkiye’deki karargahları olan Kürecik, İncirlik ve Van’daki NATO radar üslerinin biran önce kapatılması gerektiğini vurgulayan Çevik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Filistin’in soykırıma uğramasına göz yuman bazı Müslüman ülkeler yine bu gün aynı zamanda kendi topraklarından İran’ın bombalanmasına kapı açarak bu zülüm düzeninin bir parçası olmuşlardır. İslam ülkeleri bir an evvel büyük şeytan Amerika ve işbirlikçisi israilin buyruğundan çıkmalı ve direnişin yanında yer almalıdırlar. Demokrasi ve insan hakları yalanlarıyla on yıllardır coğrafyalarımızda terör estiren bu emperyalist kuşatmaya karşı Müslüman ümmetin bir olması gerekmektedir. Domuzdan post Amerika ve israilden dost olmaz. Bunu anlamayanlar pişman olacaklardır ama o gün geç olacaktır. Bundan dolayı diyoruz ki Müslüman halklar ayağa kalkmalı, birlik olmalı, ülkemiz dahil bu şeytani sisteme hizmet eden her türlü askeri üst, radar ve erken uyarı sistemleri hemen kapatılmalıdır. Ülkemizde bulunan Kürecik radar üssü, hemen yanı başımızda Muradiye ilçemizde bulun NATO radar üssü ve İncirlik askeri üssü hemen kapatılmalıdır.”
“Zulüm sürdürülebilir değildir”
Saldırıları reddettiklerini ve bölgeyi istikrarsızlaştıran emperyalistlere karşı olduklarının altını çizen Çevik, “Van sivil dayanışma İnisiyatifi olarak; sivilleri hedef alan her türlü saldırıyı reddediyor, bölgemizi istikrarsızlaştıran müdahalelere karşı ilkesel duruşumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Mazlumların yanında, hukukun ve adaletin safında yer almaya devam edeceğiz. Orta Doğu’nun yeni çatışma senaryolarına sürüklenmesine izin verilmemelidir. Kalıcı barış; güç dayatmasıyla değil, adalet ve diyalogla mümkündür. Zulüm sürdürülebilir değildir. Adalet eninde sonunda galip gelecektir.” diyerek sözlerini tamamladı.
Program yapılan dua ile sona erdi. (İLKHA)