Tarih: 04.03.2026 15:31

VARAN 53

Facebook Twitter Linked-in

SABAHATTİN İSMAİL

Sosyal medyada yaptığı canlı yayınlarla, rüşvet iddiaları üzerine giden, kendi ifadesiyle " yurttaş gazeteci" Serdinç Maypa, önceki akşamki yayını ile bugünkü yazısında önemli bir iddiada bulundu. 
"UZMAN HUKUKÇULARIN KATKISI İLE HAZIRLADIĞINI" belirttiği yazıda, Hong Kong'da bir emsal davaya atıfta bulunuluyor; Başsavcı'nın, rüşvet iddiaları nedeniyle, Başbakan Ünal Üstel aleyhine hukuk davası açabileceği ileri sürülüyor ve şöyle deniyor:

"Başsavcı Sayın Sarper Altıncık 9/1976 sayılı Mahkemeler Yasası'nın 65. Maddesine göre Başbakan Ünal Üstel aleyhine dava açabilir.
Devlet tarafından kişi aleyhine açılan davalar, Başsavcı tarafından açılır. 
Anayasa'nın 84. Maddesi yasama dokunulmazlığı konusunu ele alır. Meclis İçtüzüğü Madde 128, 129 ve 130 da bununla bağlantılı prosedürü düzenler.
Anayasa Madde 84(2) ve içtüzük hükümleri birlikte okunduğunda varılabilecek kanaat, dokunulmazlık başlığının, bir milletvekiline, onun yasama görevi devam ederken, BİR CEZA YARGILAMASI SONUCU MAHKEMENİN TAKDİR EDECEĞİ TAZMİNAT VEYA HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILABİLECEĞİ BİR ADLİ SÜRECE KONU OLMASINA KARŞI kalkan oluşturabileceğidir.
Başka bir deyişle, dokunulmazlık mevzuatı, Devletin Başsavcısı vasıtasıyla, ucunda hapis cezası gibi yaptırımlar olmayan bir SİVİL HUKUK DAVASI açılmasına engel teşkil etmeyebilir. 
Mahkemeler Yasası'nın 38(d) Maddesine göre, yürürlükteki yasalar ve Anayasa ile çelişmeyen Anglo Sakson içtihat ve hukuk prensipleri ile teamülleri iç hukukumuzun bir parçasıdır. Mahkemelerimiz de bunları on yıllardır tatbik etmektedir. 
Bunlar teknik adlarıyla ahkam-ı umumiye (common law) ve nisfet hukuku (equity) olarak da bilinmektedir.
Aşağıda özetlediğim kararlara göre, rüşvet parası, aslında devlete ait mal gibi kabul ediliyor.
Devlet de kendine ait bir parayı geri istiyor. Ya da kendi üzerinden sağlanmış haksız zenginleşmenin iadesini talep ediyor. Mağdur olarak, devlet kabul ediliyor. Açılan dava özünde bir haksız zenginleşme davasıdır
Bu konuda ilk önemli karar, 1993'te pek çok İngiliz Uluslar Topluluğu (Commonwealth) ülkesinin nihai üst mahkeme olarak tanıdığı Privy Council tarafından üretildi.
Hong Kong Başsavcısı "V Reid davası"nın konusu olan Yeni Zelanda vatandaşı " Reid" adlı kişi, zamanla Hong Kong Başsavcı vekili görevine kadar yükseliyor...
Ne var ki, birçok kovuşturmayı hasır altı etmek için 12,4 milyon Hong Kong doları rüşvet aldığı tespit ediliyor. Bu rüşveti mülke yatırıyor. Yeni Zelanda'da üç mülk alıyor. Mülkler Reid, eşi ve avukatı adına kaydediliyor.
Sonunda Reid devlete karşı sorumluluk sahibi bir kişi (fiduciary) olarak telakki ediliyor. "Rüşvet, onu verene geri iade edilemeyeceğine göre devlete iade edilmeli" deniyor. Reid devlete borçlu, devlet de ondan alacaklı kabul ediliyor.
Malın değeri artsa da devlete karşı o değer artışı üzerinden de ayrıca hukuki sorumluluk kabul ediliyor. 
Nitekim Kararda, "memur rüşveti devlet adına yed-i emin olarak adında tutuyor" denmiştir.

İngiliz Yüksek Mahkemesi 20 sene sonra konuyu tekrar ele aldı ve 2014'deki "FHR European Ventures V Cedar Capital Partners" davasında, " V Reid " kararını teyit etti. 
İlaveten bu prensibin Kanada ve Avustralya gibi benzer hukuk sistemlerinde de kabul edilmeye başladığını not etti.
Bu kararları İngiliz hukuk sisteminin temel olduğu KKTC'de uygulayacak olursak, Başsavcı Sarper Altıncık, Ünal Üstel, eşi, oğulları ve Juju ablamızın banka hesaplarını ve tapu kayıtlarını araştırabilir. Tuhaf sonuçlar çıkarsa sivil hukuk davası açıp mallarını ara emri ile dondurabilir. Tespit edilen rüşvet paralarının ve mülklerin Devlete iadesini talep edebilir
Peki ayni anda hem haksız fiil, hem de ceza davasına konu olabilecek olgularda hukuk davasının açılmasına prosedürel engel teşkil eden Fasıl 148, Haksız Filler Yasası, Madde 67 hükümleri rüşvetçilere alternatif bir kalkan oluşturabilir mi? Danıştığım hukukçuya göre bu madde engel olarak çıkarılırsa " bu bir haksız fiil davası değil, haksız zenginleşme davasıdır veya nisfet hukuku (equity) davasıdır" denebilir.
İlaveten, " ileride bir ceza davasının olup olmayacağı belli değildir" argümanı da ileri sürülebilir.
Özetle, Başsavcı'nın harekete geçmesi için hukuki zemin vardır.
Hukuk, dinamik şekilde tefsir edilip, çağın gereklerine göre uygulanması gereken bir araçtır. Bu memleketin hayıretmesi için cesur yargıç ve savcılara ihtiyaç vardır. ...
Konuya ürkek bakanların alışılageldik hukuki bariyerlerini yıkıp yaratıcı yorumla yeni hukuk prensiplerinin yaratıldığı Nurenberg Mahkeme süreçlerini ele alan Russel Crowe filmini izlemelerini öneririm.
Bu tartışmalı konular incelenmek üzere Yüksek Mahkeme huzuruna taşınırsa, yargıçlarımızdan kamu vicdanını tatmin edecek, caydırıcılık sağlayacak cesur ve yaratıcı inisiyatif içeren kararlar çıktığını görmeyi ümit ederiz.
Meraklıları için zikredilen mahkeme kararlarının linkini şöyle:."
https://www.bailii.org/uk/cases/UKPC/1993/2.html
https://www.bailii.org/uk/cases/UKSC/2014/45.html

BAŞSAVCI, ÜNAL ÜSTEL ALEYHİNE DAVA AÇMAZ

Serdinç Maypa'nın, uzman bir hukukçudan aldığı hukuki mütalaa böyle.
Şahsi değerlendirmeme göre Başsavcı Sarper Altıncık'ın, yukarıda önerilen emsal hukuki adımı atması olası değil.
Çünkü Ünal Üstel ve onun koruması altında kaynağı belirsiz korkunç bir servet sahibi olan ortak dostları ile çok yönlü kişisel ilişkiler içine girmiş bulunuyor.
Bu ise onu, Ünal Üstel'in bir numaralı kankası haline getirmiş durumda.
Başsavcının Eşi Sinem Üçok Altıncık ve kardeşlerinin  Karşıyaka'nın Vavilya bölgesinde denize yakın babadan miras 20 dönüm arazisi olduğunu daha önce yazmıştım.
Bu arazinin önünde ise, denize sıfır, küçük bir de koyu olan 30 dönüm hali arazi var. 
Başsavcı ailesi bu araziyi istiyor... ( ekteki belgelerde sarı boyalı arazi. Eskiden KTBKK atış alanı olan bölge)
O arazinin turistik yatırım için kendilerine verilmesi yönünde müracaatları da oldu. Ben bu konuda belgeli yayın yapınca işlemler şimdilik durduruldu. 
Bu arazi kendilerine verilirse, 5-6 milyon sterlin eden 20 dönüm arazileri, 50 dönüme çıkacak, denize ulaşacak, Turistik yatırım yapılabilecek hale gelecek ve değeri 15-20 milyon sterline ulaşacak.
Bana gelen bilgilere göre geçmişte turistik yatırım için bazı temaslar da olmuş.
Bu konuda karar verecek olan Ünal Üstel...
Karar onun iki dudağının arasında.
Bütün yapacağı Bakanlar Kurulu'ndan bu yönde bir karar çıkarmak...
Bu durumda Başsavcı, Ünal Üstel aleyhine rüşvet davası açar mı?

ORTAK DOSTLAR DA VAR

Bunun dışında başka nedenler de var.
Başsavcı ve Ünal Üstel, her hafta sonu ortak dostları İsmail Güney'in Karaoğlanoğlu Sanayi Bölgesi'ndeki meşhur garajında kurduğu ve kuş sütünün eksik olduğu zengin kahvaltı sofrasında, her konuda, saatlerce meşveretleşiyorlar!
Ne konuştuklarını tahmin edersiniz!!!
Peki kim bu İsmail Güney?
Sigorta dolandırıcılığından 4 yıl, suç gelirlerinin aklanmasından 3 yıl olmak üzere, toplam 7 yıl hapis cezası alan bir sabıkalı. 
GÜNEY GARAJ'ın, Karaoğlanoğlu Lemar karşısında, 50 civarında " mersedes
S 580"nin bulunduğu "KORTİS OTO GALERİ" nin, " NO LİMİT" adlı döviz bürosunun, 4 sigorta şirketinin ve JGB GARAJ'ın açık/örtülü sahibi....
Sabıkalı olduğu için sigorta şirketlerinin akrabaları ve çalışanları adına olduğu biliniyor.
4 sigortadan biri olan İON SİGORTA'nın hissedarının kim olduğunu VARAN SERİSİ içinde yazmıştım.


Hatırlatayım:
Ünal Üstel'in kara kutusu ve iş takipçisi olan, bütün zamanını Başbakanlıkta geçiren, kritik ve riskli işleri onun adına yapan av. HAMZA RUSO. 
Ünal Üstel, HAMZA RUSO'yu, aynı zamanda Başbakanlık hukuk danışmanı, Vakıflar Bankası Yönetim Kurulu üyesi ve Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu'nun gayrı meşru üyesi de yaptı.
Hiçbir yasal statüsü olmamasına karşın Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu toplantılarına katılıyor.
Hamza Ruso'nun bu sigortada Ünal Üstel'i temsil ettiğine dair de teyit edilemeyen söylentiler var. ( Bu arada Hamza Ruso'nun birkaç hafta önce İskele'deki bir galeri adına 5 mersedes S 580 getirdiği yönünde iddialar da var. Galerinin ve sahibinin adı da geldi. Araştıyorum) 
Diğer hissedar ise İsmail Güney'in yeğeni Bayram Güney.
Peki muhasebe şefi kim? 
Başsavcı Sarper Altıncık'ın Eşi Sinem Altıncık...
İON SİGORTA'nın durumu işte bu!
Hapisten çıkınca Tanrının "YÜRÜ DA KORKMA" dediği İsmail Güney, Alayköy Sanayi bölgesi yakınında satın aldığı 2 arsa üzerinde, kiralamak için 20'ye yakın dükkan da inşa ediyor.
Bu arada hafta sonları, Başsavcı ile birlikte motosiklet gezilerine de çıkıyor..
Başsavcı'nın motosikleti, Lefkoşa'daki YAMAHA acentesinden 4 ay önce, 750 bin TL'ye; kendisinin motosikleti de 1.250.000 TL'ye alınmış!!!
Çok güçlü YAMAHA motorlar...
Güle güle kullansınlar. İyi günlerinde iyi gezsinler, kötü günler de gelebilir, şimdi sefalarını sürsünler!
Tanrı kazadan beladan korusun!
Aynı anda satın alınan 2 Motosikleti kimin aldığına dair de güçlü iddialar var ama şimdilik yazmayım.
Herkes Ünal Üstel'in garajında bulunan MERSEDES MYBACH, LAND CRUİSER, PORCHE ve BENTLY  gibi araçları sevmek zorunda değil. Onlar da YAMAHA MOTOSİKLET seviyor, normal değil mi?
Şimdi bu ilişkiler ağı içinde Başsavcı Sarper Altıncık, Ünal Üstel ve İsmail Güney aleyhine harekete geçer ve "NERDEN BULDUN?/ RÜŞVET soruşturması başlatıp dava açar mı? 
Bence açmaz...
"Açar" deniyorsa, hadi bizi şaşırtsın, davayı açsın, hızla sonuçlandırsın ve bizi utandırsın da görelim!
Ben de gidip tebrik etmez ve yazdığım herşey için özür dileyip iddialarımı geri çekmezsem namerdim!




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —