Menü TÜM 1 HABER
Tarih: 11.03.2026 11:50
Vedat Kan’la 25. Gün Programında Dijital Çağın İki Büyük Tehdidi: Dezenformasyon ve Bağımlılık

Vedat Kan’la 25. Gün Programında Dijital Çağın İki Büyük Tehdidi: Dezenformasyon ve Bağımlılık

Facebook Twitter Linked-in

Vedat Kan'la 25. Gün Programında Dijital Çağın İki Büyük Tehdidi: Dezenformasyon ve Bağımlılık

Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aslı Köseoğlu, "Vedat Kan'la 25. Gün" programına konuk oldu. Programda, modern dünyanın "görünmez salgınları" olarak nitelendirilen dijital bağımlılık ve bilgi kirliliği masaya yatırıldı.

 

 

Gazeteci/Yazar Vedat Kan'ın hazırlayıp sunduğu, Erzurum'un nabzını tutan ve ARZ TV ERZURUM Stüdyolarında yayına sunulan " Vedat Kan'la 25. Gün" programının bu haftaki bölümünde dijital dönüşümün toplumsal etkileri konuşuldu. Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aslı Köseoğlu, dijital mecraların sunduğu imkanların yanı sıra bireyleri ve toplumu tehdit eden dezenformasyon ve dijital bağımlılık konularında hayati uyarılarda bulundu.

"Gerçek, yalanın hızıyla yarışamıyor: neredeyse aralarında 6 kat fark var…

Programda dezenformasyonun (bilinçli olarak bilgi çarpıtma) bir "milli güvenlik meselesi" haline geldiğine dikkat çeken Doç. Dr. Köseoğlu, sosyal medyadaki kontrolsüz bilgi akışının toplumsal kutuplaşmayı tetiklediğini vurguladı. Köseoğlu, "Hızın doğruluğun önüne geçtiği bir çağdayız. Teyit edilmemiş bilginin saniyeler içinde binlerce kişiye ulaşması, telafisi güç dezenformasyon süreçlerini beraberinde getiriyor,"ifadelerini kullandı.

 

 

Köseoğlu, dezenformasyondan korunmanın yollarını şöyle sıraladı:

"Şüphe kasınızı" geliştirin: Gördüğünüz çarpıcı veya duygusal bir habere hemen inanmak yerine, "Bu gerçek olabilir mi?" sorusunu sorun. Ya da kaynağı sorgulayın: Haberin kaynağı güvenilir bir haber ajansı veya bilinen bir medya kuruluşu mu? İlk kez duyduğunuz belirsiz hesaplara itibar etmeyin. Özellikle teyit mekanizmalarını kullanın diye yol gösteren Köseoğlu Türkiye'deki "teyit.org" veya "Doğruluk Payı" gibi bağımsız teyit platformlarını kontrol edin. Güvendiğiniz bir gazeteci tanıdığınız var ise ona sorun veya farklı kaynakları karşılaştırın: Bir bilgiyi sadece tek bir sosyal medya hesabından değil, farklı görüşteki birkaç haber kaynağından doğrulayın.

"dijital bağımlılık: sosyal bir izolasyondur…

Moderatör Vedat Kan'ın dijital bağımlılıkla ilgili sorularını yanıtlayan Köseoğlu, özellikle genç nesil üzerindeki risklere değindi. Dijital bağımlılığın sadece ekran başında geçirilen süreyle ilgili olmadığını, bireyin gerçek dünyadan koparak dijital kimliklerle var olma çabasına dönüştüğünü belirtti. Köseoğlu, ailelerin bu süreçte "yasakçı" değil, "bilinçli rehber" olmaları gerektiğini hatırlattı. Dijital bağımlılığın bireyi gerçek dünyadan kopardığını özellikle yineleyen Köseoğlu, bu durumun sonu olumsuz ve üzücü durumlara varabilen, zihinsel ve fiziksel sağlık sorunlarına yol açtığını vurguladı.

 

 

Doç. Dr. Köseoğlu, dijital bağımlılıktan kurtulmak ve daha sağlıklı bir teknoloji kullanımı için şu önerilerde bulundu:

Günün belirli saatlerinde (örneğin yemek yerken veya yatağa girmeden bir saat önce) telefonu tamamen kapatın veya başka bir odada bırakın. Sosyal medya ve gereksiz uygulamaların bildirimlerini kapatarak ekranın sizi sürekli "çağırmasına" engel olun. Ekran dışında keyif alabileceğiniz; kitap okuma, spor yapma, doğa yürüyüşü veya el sanatları gibi fiziksel aktivitelere zaman ayırın.

"Erzurum medyası: "Kuvay-i Milliye Ruhundan, Dijital Çağa…

Doç. Dr. Köseoğlu programın son bölümünde Erzurum medyasının tarihi süreçteki değişimini de çarpıcı tespitlerle ele aldı. Moderator Vedat Kan'ın Erzurum basınının "dünü ve bugünü" ile alakalı durumu hakkındaki sorusunu yanıtlayan Doç. Dr. Aslı Köseoğlu, kentin güçlü bir basın geleneğine sahip olduğunu vurguladı. Erzurum medyasının dününü ve bugününü kıyaslayan Köseoğlu, dünün basın gücünü (gelenek ve özellikle de güven) üzerine inşa edilmiş sağlam bir yapılanma olarak gördüğünü, Erzurum "yerel basın"ının Anadolu'nun en köklü ve en sağlam temeller üzerinde olan bir yapıya sahip olduğunu ve bu durumun milli mücadele dönemlerinde dahi efsanevi yayınlarıyla Albayrak Gazetesiyle Kurtuluş Savaşına katkı sağladığını, bu özelliğiyle toplumsal hafızanın koruyucusu olduğunu belirterek; gelinen noktada bugünün basınında, özellikle aynı süreçten gelen "gelenek ve güven" duygusunu göremediğini vurguladı.  

 

 

Erzurum basınını "bugünün dijital gerçeği" olarak ele alan Doç Dr. Aslı Köseoğlu; Erzurum medyasının büyük bölümünün çağın gereği olarak, dijitalleşmiş durumda olduğunu, haberlerin artık saniyeler içinde binlerce kişiye ulaştığını ve bu hızın da beraberinde güven sorununu ve nitelik kaybını meydana getirdiğini belirtti.

Doç. Dr. Köseoğlu, yerel basının ayakta kalması için geleneksel etik değerleri koruyarak, dijital teknolojilere; olumlu ve doğru bir şekilde entegre olması gerektiğinin altını çizdi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —