Sayın Başkan,
Erzurum'da rüzgâr bir ara gerçekten sert esmişti. Sizin şehre yaptığınız ziyaret, meydanlarda oluşan heyecan ve insanların gözlerinde beliren umut, uzun zamandır bu şehirde görülmeyen bir siyasi hareketliliği doğurmuştu. İnsanlar konuşuyordu, tartışıyordu, "belki bu sefer farklı olur" diyordu. Kısacası Erzurum'da bir kıpırtı başlamıştı.
Fakat bugün geldiğimiz noktada o rüzgârın yavaş yavaş kesildiğini üzülerek görüyoruz.
Bunun sebebi rakipleriniz değil. Sizi eleştirenler de değil. Açık konuşalım; sorun içeride. Sorun, sizin adınıza konuştuğunu zanneden ama aslında davaya zarar veren bilinçsiz kişilerde.
Siyaset sadece kürsüde güzel konuşmakla yürümüyor. Siyaset, etrafınızdaki insanların aklıyla, ahlakıyla ve duruşuyla da ölçülüyor. Erzurum'da ise ne yazık ki bazı isimler, davayı büyütmek yerine kendi küçük hesaplarını büyütme derdine düşmüş durumda.
İnsanlar artık şunu konuşuyor:
"Bu kadro ile mi olacak?"
İşte asıl tehlike burada başlıyor.
Bir siyasi hareketin enerjisini rakipleri değil, çoğu zaman kendi içindeki yanlış insanlar tüketir. Erzurum'da bugün yaşanan tam olarak budur. Kibir, dedikodu, dışlama ve küçük hesaplar… Bunlar bir siyasi hareketi büyütmez; tam tersine içten içe kemirir.
Sayın Başkan,
Sizin Erzurum ziyaretinizde oluşan o güçlü rüzgâr hâlâ tamamen kaybolmuş değil. Ama kabul edelim ki ciddi şekilde zayıfladı. İnsanların umudu hâlâ var, fakat sabrı azalmaya başladı.
Bu nedenle bu mektup bir eleştiri değil, bir uyarıdır.
Eğer Erzurum'da gerçekten güçlü bir yapı kurmak istiyorsanız, çevrenizdeki isimlere dikkat etmek zorundasınız. Çünkü yanlış insanlar doğru davayı bile itibarsızlaştırır.
Erzurum büyük bir şehirdir. Siyasi hafızası güçlüdür. Kimin samimi olduğunu da, kimin koltuk hesabı yaptığını da çok iyi görür.
Bugün hâlâ vakit var.
Ama siyaset beklemeyi sevmez. Boşluk oluşursa birileri o boşluğu mutlaka doldurur.
Bu yüzden Erzurum'daki çözülmeyi görmezden gelmek yerine, erken müdahale etmek hem sizin hem de bu harekete inanan insanların yararına olacaktır.
Çünkü bazen bir hareketi yıkmak için rakipler gerekmez. Yanlış insanlar yeter.