16834,12%0,95
43,82% 0,16
51,69% 0,16
7182,08% 2,07
11729,31% 0,51
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, ABD’li gazeteci Tucker Carlson’a verdiği röportajda kullandığı ifadelerle yeni bir diplomatik tartışmanın fitilini ateşledi. Gazze’deki çocuk ölümlerine ilişkin sözleri ve “Nil’den Fırat’a vaat edilmiş topraklar” vurgusu, hem sosyal medyada hem de uluslararası çevrelerde yoğun eleştirilere neden oldu.
Röportaj sırasında Carlson’ın, Gazze’de hayatını kaybeden çocuklara ilişkin yönelttiği soruya yanıt veren Huckabee, “Eğer buna katılmışlarsa Tanrı yardım etsin” ifadesini kullandı. Çocukların karar verme kapasitesine yönelik itiraz üzerine ise “Silah tutuyorsa…” diyerek sözlerini sürdürdü. En çok tepki çeken bölüm ise şu cümle oldu:
“İsrail isteseydi Gazze’deki tüm çocukları bir günden kısa sürede öldürebilirdi ama yapmıyor.”
Bu açıklama, sivillerin korunmasına ilişkin uluslararası hukuk normları ve savaş hukukuna dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Röportajın bir diğer dikkat çeken başlığı ise “vaat edilmiş topraklar” tartışması oldu. Huckabee, Nil Nehri’nden Fırat Nehri’ne uzanan coğrafyada İsrail’in tarihsel ve teolojik hakkı bulunduğunu savundu. Bu yaklaşımın İncil temelli olduğunu belirterek, söz konusu toprakların Yahudi halkına “sonsuz mülk” olarak vaat edildiğini dile getirdi.
Huckabee’nin ifadeleri şu şekildeydi:
“Bu topraklar Kutsal Yazılara göre Yahudi halkına vaat edilmiştir.”
“Eğer İsrail bir gün bu toprakların tamamında egemenlik kurarsa bu sorun olmaz.”
“Bu teolojik ve tarihsel bir haktır.”
Carlson’ın “ABD neden bunu desteklemeli?” sorusuna ise Huckabee, “Çünkü İncil böyle diyor ve bu kutsal bir hak” yanıtını verdi. Bu açıklama, ABD dış politikasının dini referanslarla gerekçelendirilmesi tartışmasını da beraberinde getirdi.
Röportajda İsrail’in nükleer kapasitesine ilişkin soru da yöneltildi. Huckabee, nükleer silah programını açık biçimde reddetmezken, “İsrail’in kendini savunma hakkı var ve işbirliği içindeyiz” ifadelerini kullandı. Bu sözler, İsrail’in nükleer programına dair uluslararası tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Uzmanlara göre açıklamalar üç başlıkta diplomatik yankı üretebilir:
Sivillerin korunmasına ilişkin uluslararası hukuk tartışmaları
ABD’nin Orta Doğu politikasında dini referans kullanımı
Bölgesel güç dengeleri ve nükleer belirsizlik
Gazze’de devam eden çatışmaların gölgesinde gelen bu açıklamalar, yalnızca siyasi değil, aynı zamanda insani boyutuyla da sert eleştirilerin hedefi oldu. Huckabee’nin sözleri, Washington yönetiminin resmi politikasını mı yansıtıyor yoksa kişisel görüş mü sorusunu da gündeme taşıdı.
Uluslararası kamuoyunda artan tepkilerin ardından Beyaz Saray’dan veya ABD Dışişleri’nden resmi bir açıklama yapılıp yapılmayacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.
