16345,82%-0,38
43,60% 0,16
51,57% 0,37
6942,61% 3,13
11654,37% 0,11
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, başkent Tahran’daki Siyasi ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nde düzenlenen İran Dış Politikası ve Dış İlişkiler Tarihi Kongresi’nde açıklamalarda bulundu.
Arakçi, İran’ın nükleer programı, uranyum zenginleştirme hakkı, ABD ile yürütülen müzakere süreci ve Washington’un bölgedeki askeri baskısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran’ın nükleer programı için büyük bedeller ödediğini belirten Arakçi, "Bu bedel, ülkenin ihtiyaçlarıyla uyumludur. Zenginleştirme ve nükleer program tarım, sağlık ve diğer alanlardaki ihtiyaçları karşılamaktadır. Aynı zamanda gelecekteki nükleer yakıt ihtiyacı ve nükleer santral hedefi açısından da zorunludur. Bu konuya bağımsızlık ve onur açısından bakıyorum. Zenginleştirmede ısrar etmemizin ve savaş dayatılsa bile vazgeçmememizin nedeni, kimsenin bize neye sahip olup olmayacağımızı dikte edememesidir. Bu, tahakkümün reddi ilkesine dayanır. Zenginleştirme hakkı bize aittir ve bu hakkı kullanıp kullanmamak da bizim kararımızdır" ifadelerini kullandı.
Arakçi, yıllardır kendilerine "Zenginleştirme yapma hakkınız yok, zenginleştirme sıfır olmalı" denildiğini belirterek, "Gerekçe olarak da endişeli olduklarını söylüyorlar. Eğer endişeniz varsa, biz bu endişeleri gidermeye hazırız. Eğer sorunuz varsa yanıt veririz, güven yoksa güven inşa ederiz. Ancak hiç kimse, sadece kendi istediği için bize sen buna sahip olmamalısın diyemez. Bu, yıllardır izlediğimiz yolun temelidir. Zenginleştirme elbette önemliydi ancak asıl önemli olan, İran’ın kimseden talimat almadığını ve hiçbir gücün baskısını kabul etmediğini göstermesiydi" açıklamasını yaptı.
Arakçi, "Bugün de onların bölgemizdeki askeri konuşlanması bizi korkutmuyor. Biz hem diplomasinin hem de savaşın insanıyız. Savaşın insanıyız derken savaş peşinde olduğumuz anlamını kastetmiyorum tam aksine, savaşa hazırız ki kimse bizimle savaşmaya cesaret edemesin.
Biz diplomasinin insanıyız çünkü mantığımız ve söyleyecek sözümüz var. Eğer diplomasi yolunu seçerlerse biz de aynı yolu izleriz. İran halkıyla saygı diliyle konuşurlarsa saygıyla, tehdit diliyle konuşurlarsa tehdit diliyle karşılık veririz" ifadelerine yer verdi.
İran’ın barışçıl nükleer programına ilişkin soru veya tereddüt olması halinde yanıt vermeye hazır olduklarını yineleyen Arakçi, "Belirsizlikleri gideririz. Bunun yolu da yalnızca diplomasiden geçmektedir. Diğer yöntemler sonuç vermedi. Bu nedenle müzakereden başka bir yol yok. Müzakereler ancak İran halkının hakkının kabul edilmesi, bu hakka saygı gösterilmesi ve bizim de hakkımızı kullanabilmemiz halinde sonuç verecektir. Biz kimsenin hakkımızı tanımasını istemiyoruz çünkü hakkımız resmi ve zaten var. Biz yalnızca hakkımıza saygı duyulmasını istiyoruz" diye belirtti. (İLKHA)
