16696,42%-1,65
43,85% 0,04
51,82% 0,31
7342,32% 0,87
11845,61% 0,03
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen “Emek Sofrası Buluşması” iftar programına katılarak bir konuşma yaptı.
81 ilin tamamında alın teriyle, emeğiyle, gayretiyle ülkeye değer katan tüm çalışanlara, tüm işçi kardeşlerine selamlarını, sevgilerini gönderen Erdoğan, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif'inizi tebrik ediyorum. İftarını bizimle açan siz emekçi kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Bizleri bir araya getiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımıza, Sayın Bakanımıza ve ekibine teşekkür ediyorum." dedi.
Erdoğan, "Müslümanlar olarak bir taraftan 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'e erişmenin coşkusunu yaşıyor, diğer taraftan da Gazze'de, Sudan'da ve daha birçok yerde sıkıntı çeken, eziyet gören, bir kuru ekmek, bir tas çorba ile iftar yapmak zorunda kalan kardeşlerimizin sızısını yüreğimizde hissediyoruz." ifadelerini kullandı.
"israilin keyfi davranışları maalesef devam ediyor"
10 Ekim'de Türkiye'nin de çabalarıyla sağlanan ateşkese rağmen hukuk tanımaz işgalci "israil hükümetinin", Gazze ve Batı Şeria'ya yönelik saldırılarını artırarak sürdürdüğünü hatırlatan Erdoğan, "israilin saldırıları sonucu 11 Ekim'den bu yana 615 Filistinli şehit oldu, 2 bine yakın Filistinli kardeşimiz yaralandı. İnsani yardım malzemelerinin girişinde halen ciddi güçlükler çekiliyor. Gazze'nin nefes borusu olan Refah Sınır Kapısı'nda kısıtlamalar, zulümler, israilin keyfi davranışları maalesef devam ediyor. Yıkıntılar arasında, kurşun ve şarapnel izleriyle dolu derme çatma binalarda iftar yapan, son derece çetin şartlar altında oruç tutan ama bunlara rağmen zalime boyun eğmeyen Gazzeli kardeşlerimiz bir kez daha imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor." şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu mübarek günlerin en başta Filistin'in kahraman evlatları olmak üzere dünyanın dört bir yanında onurunu, haysiyetini ve hürriyetini korumak için mücadele eden tüm mazlumların kurtuluşuna, hasretle bekledikleri huzura kavuşmalarına vesile olmasını canıgönülden tebrik ediyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesindeki kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyorum, dualarımızın onlarla olduğunu ifade ediyorum. Cenabıallah Gazze'deki mazlumlarla birlikte zulüm ve eziyet gören tüm kardeşlerimizin yardımcısı olsun diyorum." diye ekledi.
"Adil ve huzurlu bir çalışma iklimini inşa etmeye gayret gösterdik"
Emek, alın teri ve helal kazancın, "medeniyetimizin tam merkezinde yer alan kutsal değerler" olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bu kavramlar adaletle, hakkaniyetle ve refahla yoğrulmuş tarihimizin köşe taşlarıdır. Asırlar boyunca Ahi teşkilatımız, loncalarımız ve orta sandıklarımız sadece işçiyle işverenin hukukunu korumakla kalmamış; aynı zamanda toplumsal düzenin en sağlam teminatlarından biri olmuştur. Ahi Evran'ın 'Eşine, işine, aşına özen göster' sözü dün olduğu gibi bugün de çalışma hayatımızın temel felsefesini oluşturuyor.
Emeği mukaddes gören ve alnındaki ter kurumadan emeğin karşılığının ödenmesini emreden bir dinin mensupları olarak 2002 yılından beri siz değerli kardeşlerimin hakkını vermeye, adil ve huzurlu bir çalışma iklimini inşa etmeye gayret gösterdik.
İlk günden itibaren hedefimiz işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu iş barışının en ideal seviyede sağlandığı bir sistemi ülkemize kazandırmaktı.
Ne ülkemizdeki malum çevreler gibi sermaye düşmanlığı yaptık ne sermayeyi renklere ayırdık ne de rızkını alın teri dökerek kazanan emekçi kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine göz yumduk.
Dengeli, sağduyulu ve rasyonel politikalarla işçilerimizin, memurlarımızın, sendikalarımızın şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba harcadık. Yıllardır bizden önceki siyasilerin vaatlerinden öteye gitmeyen alanlarda devrim niteliğinde adımlar attık."
"Sendikal güvenceleri ve grev hakkını biz güçlendirdik"
Bu ülkede yıllarca en fazla tartışma konusu olan hususlardan biri olan 1 Mayıs'ı, "Emek ve Dayanışma Günü" olarak resmi tatil ilan ettiklerini ve bütün bu gereksiz tartışmalara son verdiklerini ifade eden Erdoğan, "İşçi kardeşlerimizin daha emniyetli koşullarda çalışmalarını temin etmek için İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nu çıkardık. Sendikaların kuruluş şartlarını biz kolaylaştırdık. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nu revize ederek iyileştirdik. Sendikal güvenceleri ve grev hakkını biz güçlendirdik. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Ana muhalefet partisinin Anayasa Mahkemesi'ne taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini yeniden biz yürürlüğe koyduk. Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık."Kamu çalışanlarımız artık cuma izni, hac izni gibi haklardan tam ve etkin şekilde yararlanabiliyor." dedi.
"Milletin, inancını kamusal alanda özgürce yaşaması bunları adeta zıvanadan çıkartıyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yıllarca örselenen, yıllarca hakları yok sayılan, keyfi yasaklarla on yıllar boyunca mağdur edilen insanlara yönelik bu düzenlemelerin ülkedeki kimi çevreleri ciddi manada rahatsız ettiğini aktaran Erdoğan, "Milletin anayasamızın amir hükümlerine uygun şekilde din ve vicdan hürriyetine sahip olması, inancını kamusal alanda özgürce yaşaması nedense bunlara dokunuyor, bunları adeta zıvanadan çıkartıyor. İşte sizler de inanıyorum ki üzülerek takip ediyorsunuz. Her karış toprağı şehit kanlarıyla yoğrulmuş, bin yıldır i'lâ-yi kelimetullahın sancaktarlığını üstlenmiş yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede işçinin, memurun, üniversite öğrencilerinin gönül rahatlığıyla cumaya gitmesine, çocukların Ramazan-ı Şerif'in neşesini doya doya teneffüs etmesine laf ediyor, 'gerici azınlığın provokasyonu' gibi son derece çirkin ve çirkef ifadelerle saldırıyorlar." şeklinde konuştu.
Erdoğan, "Laiklik kavramının korkakça arkasına saklanıp milletin inanç değerlerine ateş eden, 27 Mayıs'tan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanlarda tetikçilik yapma dışında hiçbir görevi olmayan, Türkiye'nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen, zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desin, hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın; biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz." diye ekledi. (İLKHA)
