-
BIST 100
16159,06%-0,58
-
DOLAR
44,32% 0,24
-
EURO
50,81% 0,01
-
GRAM ALTIN
6887,54% 0,57
-
Ç. ALTIN
11465,56% 0,00
Hayalden Gerçeğe Bilimsel Manifesto
Hayalin kadar cesursan, emeğin kadar inatçıysan, evrenin kapıları da işte o zaman açılır.
Çocukluğumdan beri en iyi yaptığım şeydir; en olumsuz anda bile olumlu düşünebilmek…
4-7 yaşlarım hastanelerde geçti.
Uzun süren rahatsızlık dönemim, karantina alanları, dört duvar arasında yalnızlık…
Elinde kalan tek şey hayal etmek, bir de çocukluğun verdiği o saf enerji ile…
O dönemlerde zihnimde kurduğum en büyük mutluluk bazen sadece dışarıda koşmak, bazen annemin sesini daha çok duymak, bazen de kendi yatağımda uyanmaktı. Çocuk aklımla bile şunu öğrendim: insanın elinden her şey alınabilir ama hayal gücü asla.
Belki de en zor zamanlarımda bana güç veren, işte bu küçük hayallerdi.
Ve o günlerden bugüne, birçok hayalim gerçekleşti.
Elbette gerçekleşmeyenler ya da hızlı tükenenler oldu. Onlara “bireysel başarısızlık” diyorum.
Ama geri dönüp baktığımda çoğunu başardığıma eminim.
Şimdi bu alışkanlığın güncel adı “manifesto.”
Kısaca “önce zihninde tezahür ettir, sonra gerçekleşmesini izle.” Benim için en sade anlamı bu.
Fakat toplumsal olarak bu kavramı biraz yüzeysel ele alıyoruz.
Birinde gördüğünü “benim de olsun” diye istemek, ardından 777 – 888 – 9999 gibi sayı sıralamalarıyla beklemek… Sonra da “Ama neden olmuyor?” demek…
Olmaz tabii. Çünkü başkasının bahçesindeki çiçeğe bakıyorsun ama kendi toprağını sulamıyorsun.
Pencereden gördüğün ışığı istiyorsun ama kendi ocağını yakmıyorsun. Kendi yolunu açmadıkça da o güzellik sana gelmiyor. Üstelik bunun için bir çaban da yok.
Evrene sipariş verip kargoyu beklemek gibi bir şey değil bu.
Manifesto etmenin özünde aslında bilimsel bir süreç var: Biz buna “imajinasyon” (psikolojide kullanılan bilimsel bir terim; zihinsel canlandırma) diyoruz. Yani istediğinin tam ortasında, tüm detaylarıyla kendini hayal etmek. Bedenini, zihnini, ruhunu aynı noktada uyandırmak.
Bunu sporcularda çok net görürüz. Bir atlet koşu çizgisine çıkmadan önce yarışı kafasında onlarca kez koşar. Bir müzisyen sahneye çıkmadan önce parçayı zihninde çalar. Bir öğrenci sınava girmeden soruları çözdüğünü hayal eder. Çünkü beyin, hayali ile gerçeği ayırmaz; aynı bölgeleri aktive eder.
Buna nöroplastisite diyoruz; beynin değişme, yeni yollar kurma ve uyum sağlama gücü.
Dün bir tıp öğrencisinin anlatımına denk geldim, bilimsel açıdan öyle güzel açıklıyordu ki:
“Beyinde sık kullanılan sinir yolları güçlenirken, kullanılmayan yollar zamanla zayıflar. Kişi, olumlu düşünceleri tekrar tekrar zihninde canlandırdığında ve bu düşünceler gerçekleştiğinde nasıl tepki vereceğini hayal ettiğinde, beyinde yeni sinaptik bağlantılar (nöral ağlar) kurulur. Bu bağlantılar, zamanla otomatikleşir ve kişinin davranışlarını farkında olmadan şekillendirmeye başlar.
Prefrontal korteks bu süreçte planlama ve karar verme işlevlerini yürütür. Tekrarlanan olaylar alışkanlıkların, düşünce kalıplarının, sistematik davranışların ve motivasyonun yeniden düzenlenmesine katkı sağlar.
Hedefe ulaşıldığında ise dopaminerjik sistem devreye girer; dopamin salınımı artar. Bu, motivasyonu ve ödül hissini güçlendirir. Olumlu düşüncelerin pekişmesi kortizol seviyesini düşürür, stresi azaltır ve kişinin daha verimli çalışmasına yardımcı olur.”
Ne de güzel bilimsel dayanaklarını hızlıca sırlamış
Yani “manifesto” dediğimiz şey; soyut, sihirli, tesadüfi bir durum değil.
Senin zihninle başlayan, beyninle şekillenen, bedeninle desteklenen, çabanla pekişen bir süreçtir.
Ve aslında burada kritik soru şudur.
Bugün hayalini yaşamak için ne yaptın?
Kendine dönüp sormalısın Bir adım attın mı? yoksa hâlâ bekleme odasında mısın?
Eğer yanıtın sadece beklemekse, o hayalin gerçeğe dönüşme ihtimali çok düşüktür.
Manifesto sana armağan edilen bir mucize değil; seninle hayat arasındaki iş birliğidir.
O yüzden manifesto etmek istiyorsan; önce içini uyandırmalı, sonra yaşamını olasılıklara doğru yönlendirmelisin. Hayalinle adımın, niyetinle emeğin buluştuğunda; işte o zaman hayatının akışında tezahür eder.
Sen o yolu adım adım yürüdükçe, evren de sana eşlik eder.
Ve unutma lütfen!
Manifesto, tek başına dilek tutmak değil; seninle hayat arasındaki iş birliğidir.
Hayalin kadar cesursan, emeğin kadar inatçıysan, evrenin kapıları da işte o zaman açılır.
Aşk’la
Özlem Tunç
ATA(V)İZM
Kayseri Büyükşehir Çanakkale şehitlerini unutmadı
Kayseri Talas'tan Yeşilçam konseptli görsel
4 ülkeye Türkiye'den yeni elçiler atandı
Bursa Osmangazi’de Ramazan’ın son sofrası Gülbahçe’de kuruldu
İzmir Çiğli’de bayram öncesi temizlik seferberliği
Toroslar da dev Atatürk slüeti ve şanlı bayrağımız
Ayhan Akyol'dan Çanakkale Zaferi Mesajı: 'Çanakkale Geçilmez!'
“Çanakkale birliktir, kardeşliktir, fedakârlıktır.
Altın fiyatlarında sınırlı yükseliş
Bursa’da YHT Garı için acele kamulaştırma kararı
Meteoroloji uyardı: Çok sayıda ilde kuvvetli yağış ve fırtına bekleniyor
ABD'li eski yetkiliden itiraf: İran'a savaş dayatıldı
Erzurum’da Askıda Gıda Uygulaması Dayanışmayı Büyütüyor
Trump yine tehdit etti: Tekrar olursa Güney Pars'ı yok ederiz
İşgal basını açıkladı: İran savaşında 14 ölü, 3 bin 834 yaralı
Kayseri Melikgazi'de Şehit Parkı'na geri sayım
Türkiye genelinde yağışlı hava etkili
Bilecik Pazaryeri'nde seyir halindeki minibüste yangın
ANFİDAP’tan "Mescid-i Aksa’ya sahip çık" çağrısı
Hizbullah operasyonlarını işgal rejiminin derinliklerine kadar uzattı
Körfez'de gerilim tırmandı: İran'dan enerji hatlarına misilleme
Kayseri'de BMX parkuruna gençlerden büyük ilgi
4 ülkeye büyükelçi ataması yapıldı
Eczacıbaşı Dynavit adını dörtlü finale yazdırdı!
Siverekli öğrenciler Yetimler Vakfı aracılığıyla Bangladeş’te iftar verdi
Adana'da ATM'ye levyeyle zarar veren şüpheli yakalandı
Yılmaz'dan ateşkes açıklaması: Memnuniyet duyuyoruz
HSK kararnamesiyle 12 hakim ve savcının görev yerleri değişti
Adalet Bakanlığı'nda çok sayıda genel müdür görevden alındı
Yükleniyor











