Bugün, 1 Şubat 2026 Pazar
  • BIST 100

    16651,45%-0,07
  • DOLAR

    43,48% 0,19
  • EURO

    51,57% -0,90
  • GRAM ALTIN

    6786,60% -9,85
  • Ç. ALTIN

    11923,69% -6,97

HÜDA PAR'dan "Ana Dilimi Seçiyorum" paneli: Anadilde eğitim için acil adımlar atılmalı

HÜDA PAR’ın Diyarbakır'da düzenlediği "Ana Dilimi Seçiyorum" programında konuşan panelistler, ana dilin yasaklanmasının bireyde derin bir yabancılaşmaya yol açtığını, Kürtçe derslerin önündeki engellerin kaldırılması ve öğretmen sayısının artırılması ger

GENEL 1.02.2026 00:22:33 0
HÜDA PAR

HÜDA PAR Eğitim İşleri Başkanlığı tarafından Diyarbakır’da "Zimanê Xwe Dibijêrim / Ana Dilimi Seçiyorum" başlıklı panel düzenlendi. Diyarbakır Öğretmenevi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda konuşan panelistler, Kürtçe dilinin eğitim alanında kat ettiği engellerden söz ederken gelinen süreçte halen aşılamamış eksikliklere dikkat çekti.

Panelde konuşan Doç. Dr. Mehmet Mekin Meçin ise ana dilin yasaklanmasının bireyde derin bir yabancılaşmaya yol açtığını dile getirirken, Eğitimci Hüdai Morsümbül seçmeli Kürtçe derslerin önündeki engellere dikkat çekerek öğretmen sayısının artırılması gerektiğini söyledi.

"Ruhumuzu bir türlü tatmin etmeyen; maddi imkânların asla doyuramadığı bir varoluş bilincine varmalıyız"

Panelde "Kuşaklar arası yabancılaşmada dil faktörü" başlıklı bir sunum gerçekleştiren Doç. Dr. Mehmet Mekin Meçin, dünyanın kalıcı bir mekân olmadığını; tüm insanların ve varlıkların gelip geçici olduğunu dile getirerek dilin yasaklanmasının derin bir yabancılaşma ve hak ihlali olduğunu söyledi.

Doç. Dr. Mehmet Mekin Meçin

Dünyanın kalıcı bir mekân olmadığını, tüm insanların ve varlıkların gelip geçici olduğunu dile getirerek konuşmasına başlayan Meçin, insanın yaşadığı en büyük yabancılaşmalardan birinin "ana dilinden koparılmak" olduğunu söyledi.

İnsanın dünyada bir "gurbet" bilinciyle yaşadığını vurgulayan Meçin, "Bizim dünyaya yabancılaşmamız, dilden önce ontolojik olarak nereli olduğumuzu unutmamızdır. Bunun için, bu karanlık ve soğuk gezegende ruhumuzu bir türlü tatmin etmeyen; maddi imkânların asla doyuramadığı bir varoluş bilincine varmamız gerekir. Bu farkındalık aslında bize acı veriyor. İlk gurbetimiz budur. İslam düşünce tarihinde, hatta dini metinlerde de bu acı ve sembolik trajedileri görürüz. Bir gurbet diyarında, bize ait olmayan yabancı bir gezegende yaşadığımızı; dünyanın cazibeleriyle kandırıldığımızı, onlara alıştığımızı ve bu alışkanlıkların zindanında bir ömür tükettiğimizi fark ederiz. Kaş ile göz arasında geçip giden bu ömrün sonunda yeniden dönüşümüz ise daha büyük bir acıdır, daha büyük bir yabancılaşmadır. Çünkü bu yabancılaşma ve bu gurbet, bütün insanlığın ortak derdidir." dedi.

Meçin, insanın zaten geçici bir dünyada yaşadığını, bunun yanında ana diliyle kendini ifade edememesinin "gurbet içinde ayrı bir gurbet" doğurduğunu belirterek, "Gurbet içinde gurbet, diaspora içinde diaspora… İnsan acılarını, ıstıraplarını, sevinçlerini kendi diliyle yansıtamıyorsa bu, zindan içinde ayrı bir zindandır." şeklinde konuştu.

"Dünya semboliktir, insan da sembolik bir varlıktır"

Dünyanın geçici ve sembolik bir yapıda olduğunu ifade eden Meçin, "Taştan ağaca kadar her varlık birer ayettir; bu ayetler Allah’ı haykıran sembollerdir. İnsan da Allah’ın en büyük sembolü, ayetidir." dedi. Kelimeler, cümleler, rakamlar ve hesaplamaların da birer sembol olduğunu söyleyen Meçin, bu sembollerin insanın kendini ifade etme biçimi olduğuna dikkat çekti.

"Dil bir vasıtadır, alınırsa akıl sağlıklı işlemez"

Dil konusuna "araç" vurgusuyla yaklaşan Meçin, insanın yaratılış gayesinin dil olmadığını, ancak dilin insan için vazgeçilmez bir vasıta olduğunu dile getirdi. Meçin, "O aracı insandan aldığınız zaman, tıpkı gören gözün görmemesi gibi akıl da sağlıklı çalışmaz." ifadelerini kullandı. Ana dilinden farklı bir dille konuşmanın insanı o dilin dünyasına ittiğini belirten Meçin, "Kişi ana dilinden farklı bir dille konuşursa artık o konuştuğu dilin dünyasına girmiş olur. Yani kendi vatanını kaybetmiş, kendi dünyasından koparılmıştır." dedi.

Ana dilinden koparılan insanın "bilinçli şekilde susturulan" bir insan olduğunu belirten Meçin, kişinin dilini seçmesinin anne-babasını seçmesi gibi elinde olmayan bir durum olduğunu söyledi. İnsanın kutsalla ilişki kurarken ve düşünürken bunu kendi ana diliyle yaptığını vurgulayan Meçin, "Dolayısıyla siz aslında kişinin Allah ile arasına girmiş oluyorsunuz. Bu ise kabul edilemez bir insan hakları ihlalidir." değerlendirmesinde bulundu.

"Dil hakkı insanın ana sütü gibi helaldir"

Dil hakkının "anasının sütü gibi helal" bir hak olduğunu söyleyen Meçin, bu hakkın elinden alınmasının düşünmeyi, üretmeyi ve iletişimi engellediğini belirtti. Meçin, atasözlerini, ağıtları, stranları, kültürel hafızayı kaybetmenin; dedesiyle konuşamaz, ninesiyle iletişim kuramaz hale gelmenin de bu sürecin ağır sonuçları arasında yer aldığını ifade etti.

Konuşmasının sonunda bu yabancılaşma halinden çıkmanın kolay olmadığını belirten Meçin, "Bu gurbetleri aşmak; uzun soluklu bir mücadeleyle mümkündür." dedi.

"Kürtçe ilk defa ulusal ve uluslararası nezdinde bir resmiyet kazanmıştır"

Panelde son olarak "Mevcut sistemde seçmeli ders uygulamasındaki problemler" başlıklı sunum gerçekleştiren Eğitimci Hüdai Morsümbül, Kürtçenin okullarda seçmeli ders olarak yaygınlaştırılması için yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hüdai Morsümbül

Morsümbül, 1923 sonrası dönemde ilk kez Kürtçe adına resmi bir kazanım elde edildiğini belirterek, "1923’ten sonra ilk defa Kürdistan medreselerinden sonra, resmi olarak iki saatlik seçmeli ders yönetmeliği elde etmiş bir durum var. Bakın; resmi olarak ilk defa, medreselerimizden Zazaca'nın ve Kurmanca’nın alınmış olmasına rağmen devam eden hâli, ulusal ve uluslararası nezdinde bir resmiyet kazanmıştır. " dedi.

Türkiye’de Kürtçe seçmeli derslerin yaygınlaştırılması için yürütülen çalışmaların temelinin YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı düzeyindeki iki kritik maddeye dayandığını belirten Morsümbül, özellikle "Yaşayan Diller ve Lehçeler" kapsamındaki derslerin sahada daha etkin uygulanması gerektiğini söyledi.

Morsümbül, söz konusu yönetmeliğin hazırlanmasında Mardin Artuklu Üniversitesi başta olmak üzere Bingöl Üniversitesi, Munzur Üniversitesi, Muş Alparslan Üniversitesi ve Dicle Üniversitesi’nde görev yapan yaklaşık 70 Kürt Dili ve Edebiyatı akademisyeninin ortak çalışma yürüttüğünü ifade etti. Bu çalışmanın hem Zazaca hem de Kurmancî için temel oluşturduğunu belirten Morsümbül, "YÖK’ün yaptığı işin temeli budur. O temel Artuklu’da Kürtçe için dağıtıldı; hem Zazaca için hem Kurmanca için" dedi.

"Türkiye’de 5 ilde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü var"

Türkiye’de şu anda 5 ilde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü bulunduğunu aktaran Morsümbül, aynı dönemde farklı diller için de müfredat ve ders kitaplarının hazırlandığını söyledi. Morsümbül, "Arnavutça için Arnavut hükümetinden, Çerkezce için, Osetçe için Osetya’dan, Lazca için Laz Derneği’nden de çalışma yapıldı. Müfredat çalışıldı, ders kitapları hazırlandı ve 2012 yılında hayata geçti" ifadelerini kullandı.

Devletin Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü kurulabilecek yeni merkezler için yeterli altyapıya sahip olduğunu belirten Morsümbül, Ağrı’da Ahmed-i Hânî Enstitüsü, Van’da yüksek lisans ve doktora düzeyinde bir enstitü bulunduğunu, ayrıca Şırnak, Hakkâri, Siirt ve Batman’da da benzer nüvelerin oluştuğunu kaydetti.

"Seçmeli ders yönetmeliğinde iki madde öne çıkıyor"

YÖK ayağındaki gelişmelerin yanı sıra asıl önemli başlığın Milli Eğitim tarafında "seçmeli ders yönetmeliği" olduğunu vurgulayan Morsümbül, sahada çalışmanın bu yönetmeliğin iki maddesi üzerinden yürütüldüğünü dile getirdi.

Morsümbül, yönetmeliğin birinci maddesinin okullarda seçmeli ders formlarının dağıtılması ve ilgili bölgelere uygun dil seçeneğinin yazdırılması gerektiğini belirterek, "Dicle ilçesinde Zazaca yaz. Talaytepe Ortaokulu’nda Kurmancî konuşan çocuk varsa Kurmanca yaz. Rize’de Lazca yaz. Kayseri Pınarbaşı’nda Adigece yaz. Toplam 21 ders var, yaşayan diller ve lehçelerinin yanına Kürtçesini yazdırmak gerekiyor" dedi.

İkinci maddenin ise seçmeli derslerin tanıtımını zorunlu kıldığını ifade eden Morsümbül, okul müdürü, rehber öğretmen ve varsa Kürtçe öğretmeninin birlikte sınıflara girerek dersi anlatması gerektiğini söyledi.

Kürtçe seçmeli derslerin mesleki ve akademik avantajlar sunduğunu dile getiren Morsümbül, bu sürecin Kürtçe öğretmenliği ve akademisyenlik gibi alanlara kapı açtığını, TRT Kurdî gibi kurumlarda da çok sayıda meslek dalının bulunduğunu ifade etti.

"Vaştürüyü bilene orak öğretmek pedagojik bir katliamdır"

26 yıllık Türkçe öğretmeni olduğunu belirten Morsümbül, Kürt öğrencilerin ana dillerindeki kelimeler yok sayılarak eğitim verilmesinin ciddi sorunlara yol açtığını belirtti. Solhan’da görev yaptığı döneme ilişkin örnek veren Morsümbül, öğrencilerin "orak" kelimesini bilmediğini, ancak aynı öğrencilerin Kürtçe karşılığı olan "vaştürü" kelimesini çok iyi bildiğini anlattı. Morsümbül, "Vaştürüyü bilen çocuktan sen vaştürüyü alıyorsun; bu pedagojik olarak da hukuki olarak da büyük bir katliamdır" dedi.

"Hedef Kürtçe derslerin yaygınlaşması ve öğretmen sayısının artması"

Sahada verilen mücadelenin Kürtçe derslerin yaygınlaşması ve Kürtçe öğretmenlerinin artması olduğunu belirten Morsümbül, seçmeli derslerin zorunlu olması gerektiğini savundu. Morsümbül, "Türkçe ne kadar mühim ve kutsalsa, bizim için Kürtçe de o kadar mühim ve kutsaldır" ifadelerini kullandı.

Kürtçe seçmeli derslerin yaygınlaştırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Morsümbü, "Nasıl Türk Dil Kurumu Türkçe için 1928’den beri çalışıyorsa, bugünden sonra Kürt dili için de aynı şekilde çalışılsın. Yani 2012’de Türk Dil Kurumu 13 bin kelimelik bir Kurmanca sözlük basmıştı. Onu dağıttık hamdolsun ama bunun ötesini getirmesi gerekiyor. Bu potansiyel var. Peki engeller ne? Her okulun belli bir ek ders havuzu var. Diyelim 40 saat havuzumuz var. Okul müdürü… Ben de öğretmenim. Türkçe, matematik, fen öğretmenim o dersten 6 saat, 8 saat, 4 saat alıyor ve bir şekilde fazla para kazanmış oluyor; bir iki okulda kalmış oluyor." dedi.

Morsümbül, sunumunu şu ifadelerle sürdürdü:

"Bakın çok ayıp bir şey söylüyorum şu anda: Kürtçe öğretmeni geldiğinde o 40 saatin 20 saati ya da 30 saati Kürtçe öğretmenine gidiyor. Tekrar edelim: O, 30 saat gitmesin diye; ister Laz olsun, ister Çerkez olsun, ister Kürt olsun; okul müdürü ve öğretmen, o öğretmenin o okula gelmesini arzulamıyor. Böyle teknik bir problem var. Temel bu.

Bu sıkıntıları aşacak mekanizmayı geliştiriyoruz, takip ediyoruz. 15 şehirde şu anda 213 Kürtçe öğretmenimiz var. Bunlardan 45 tanesi branş değiştirmiş, istifa etmiş. Bu şehirlerin başında Diyarbakır geliyor, Mardin geliyor, Bingöl geliyor; Ağrı, Şırnak, Van, Siirt, Hakkâri, Bitlis, Tunceli, Mersin, İstanbul…"

"Büyük engellere rağmen başarı elde etmiş durumdayız, hedefimiz bunları artırmak"

Kürt Dili ve Edebiyatı bölümünün daha çok üniversitede olması için çalışmalarını dürdürdüklerini söyleyen Morsümbül, "Biz bunu artırmak için elimizden geleni yapacağız. Nedir o? Özellikle 5 tane Kürt Dili ve Edebiyatı bölümünün bulunduğu yerlerde; üniversitenin, valiliğin ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün koordinasyonunda okulları bilgilendirme ağı kuracağız. Bunun Bingöl versiyonu, Mardin versiyonu, Diyarbakır versiyonu hamdolsun kuruldu. Bunu daha da artırıp, olmayan yerlerde de bu organizasyonu sağlamaya çalışıyoruz." dedi.

Morsümbül son olarak şunları kaydetti:

"Çok ciddi STK desteği var. Bu anlamda Kürtlerin büyük bir kısmı teyakkuz hâlinde aslında. Öyle sayıların küçüklüğüne bakmayın. Biz büyük o engele rağmen bu işleri başarmış durumdayız. İlk 2012 yılında bin 700 öğrenci seçmişken hamdolsun şimdi bunu 60 bine getirdik. 60.000’e getirdik. Bu hepinizin başarısı. Özellikle son 2-3 yıldır HÜDA PAR’ın düzenli takibi, Memur-Sen’in yıllara yayılan düzenli takibiyle gerçekleşti." (İLKHA)

Yorum Ekle

KTO'dan “Orta Anadolu Üretim Havzası” vurgusu

Nevşehirli turizmcilere Erciyes sunumu

Trabzon'da uyuşturucu operasyonu: 11 gözaltı

Fas'ta sel felaketi

Dışişleri Bakanlığı: israil’in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını ve ateşkes ihlallerini kınıyoruz

Frankfurt’ta Filistin için protesto: Siyonist rejimin ateşkes ve anlaşmalara uymamasına tepki

HÜDA PAR'dan "Ana Dilimi Seçiyorum" paneli: Anadilde eğitim için acil adımlar atılmalı

STK'ların ortak çalışmasıyla hazırlanan "Suriye Raporu" kamuoyu ile paylaşıldı

Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Tekdemir: Kimliğimize, değerlerimize ve dilimize sahip çıkmalıyız

Erzurum’a bir garip Ulaştır/ma (ma) oyunu!

Malatya'da otobüs ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı

HAMAS: İşgal rejiminin asılsız iddiaları katliamlarını meşrulaştırma girişimi

Isparta’da ortaokulda tuvaletlere kamera iddiası: Veliler suç duyurusunda bulundu

Şırnak Cizre’de çekici dorsesinde 142 kilo sentetik uyuşturucu ele geçirildi

Aliyev ile Pezeşkiyan bölgesel konuları görüştü

İngiltere Başbakanı Starmer, Japonya’da

HÜDA PAR Diyarbakır'da "Ana Dilimi Seçiyorum" paneli düzenledi

Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası Rize Handüzü Yaylası’nda başladı

Şırnak'ta 142 kilogram uyuşturucu ele geçirildi

Mozambik'te kolera salgını kaynaklı can kayıplarında artış

Galatasaray, Leroy Sané’nin sakatlığıyla ilgili açıklama yaptı

Mardin’de otobüste epilepsi nöbeti geçiren yaşlı adam öldü

ABD'de on binler göçmen polisinin uygulamalarını protesto için meydanlarda

Amasya’da ‘dur’ ihtarına uymayan motosikletli çocuk polise çarptı

AK Parti Adana İl Başkanı Dağlı: Adana’da yaşanan sel felaketi değil, yönetim zafiyetidir!

Karabük'te servis minibüsü kaza yaptı: 17 yaralı

Küba lideri Diaz-Canel'den Trump’a "gümrük vergisi" tepkisi

Kırmızı bültenle aranan Serdar Sertçelik tutuklandı

Orban: Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılımı birlik topraklarına savaş getirir

Beytüşşebap’ta kar kalınlığı bazı bölgelerde 2 metreyi aştı

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

Erzurum’a bir garip Ulaştır/ma (ma) oyunu!

ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE SPOR GİRESUN'DA 2 PUAN BIRAKTI

DADAŞLAR DÖRT KÖŞE

KARAYOLLARI 12. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 2025 YILI FAALİYET RAPORU AÇIKLANDI

Kamuoyunun Bilgisine…

Kamuoyunun Bilgisine…

Vali Çiftçi Palandöken Kaymakamlığından brifing aldı…

Atatürk Üniversitesinden TÜBİTAK 2025/2 ARDEB 1001 Programında Büyük Başarı

Fernando Andrade Dos Santos, Erzurumspor’da!

Dilek Okuyucu canınıza okumamış neyinize yetmiyor?

UDEF uluslararası öğrencilerin Türkiye deneyimlerini raporladı

Yarıyıl tatili sona eriyor, okullar pazartesi açılıyor

'Yarıyıl Şenliği'ne renkli final

Lima öğrencileri Taş Bina’daki Siyer Sergisi’ni ziyaret etti

Milli Eğitim Akademisinde hazırlık eğitimine alınacak adaylar açıklandı

Minik KO-MEK’liler eğlenceli yarıyıl geçirdi

Milli Eğitim Akademisi hazırlık eğitimi için asıl ve yedek adaylar açıklandı

Eskişehir’de kadın sağlığı seminerleri düzenlendi

Sakarya'da geleceğin hekimlerine su yönetimi eğitimi

ÖSYM’nin elektronik İngilizce sınavı yarın

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 19 14 1 4 29 46
2.FENERBAHÇE A.Ş. 19 12 0 7 26 43
3.TRABZONSPOR A.Ş. 20 12 2 6 15 42
4.GÖZTEPE A.Ş. 20 11 3 6 15 39
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 20 10 4 6 10 36
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 20 8 6 6 13 30
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 20 7 4 9 3 30
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 19 6 6 7 -6 25
9.KOCAELİSPOR 19 6 7 6 -3 24
10.CORENDON ALANYASPOR 20 4 6 10 -2 22
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 20 4 8 8 -6 20
12.HESAP.COM ANTALYASPOR 20 5 10 5 -14 20
13.GENÇLERBİRLİĞİ 19 5 10 4 -4 19
14.TÜMOSAN KONYASPOR 20 4 9 7 -9 19
15.İKAS EYÜPSPOR 20 4 10 6 -12 18
16.KASIMPAŞA A.Ş. 20 3 10 7 -12 16
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 19 2 8 9 -21 15
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 20 2 15 3 -22 9

YAZARLAR