Bugün, 7 Mart 2026 Cumartesi
  • BIST 100

    16012,85%1,27
  • DOLAR

    44,06% 0,17
  • EURO

    51,15% 0,09
  • GRAM ALTIN

    7264,85% 1,18
  • Ç. ALTIN

    11873,13% 0,00

İZAN / BÜYÜK DİKTATÖR!

Bir Film: The Great Dictator ​SUAT UMUTLU / 06 Mart 2026

GÜNDEM 6.03.2026 16:12:54 0
İZAN / BÜYÜK DİKTATÖR!

​Yıl 1940...
Avrupa'nın kan gölüne döndüğü, faşizmin en güçlü dönemini yaşadığı İkinci Dünya Savaşı'nın başında, adı ne olursa olsun bütün zorba rejimlerin, iktidarların ideolojisi ile dalga geçen; "sessizlik, en büyük suça iştiraktir" diyerek umutsuz, köleleştirilmiş, sindirilmiş, korkutulmuş milyonlarca insanın çığlığı olmak için siyasi tarihin en cesur hamlelerinden biri kabul edilen başyapıt bir filmde ilk kez konuşan bir insandan Charlie Chaplin¹'den yani Şarlo'dan, günümüz ortamında bir ses olabilir mi diyerek söz etmek istiyorum.

Onun Tomania diktatörü Adenoid Hynkel ile Yahudi bir berberi canlandırdığı "Büyük Diktatör (The Great Dictator)" adlı filmiyle; bir sanatçının dünyayı değiştirebileceği inancını taşıyan sahneleriyle
sinema tarihinin en büyük kanıtlarından biri kabul edildiğini ve bu meyanda 1997 yılında "kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli" bir film olarak Film Arşivi'nde muhafaza edilmesine karar verildiğin hatta gösterime girdiği yıllarda Almanya'da yasaklandığını söyleyelim ve filmin o muhteşem sahnelerde neler var kısaca hatırlatalım;

Mesela, Diktatör Hynkel’in hırsı ile berberin saflığı arasındaki bir diyalogta, "Diktatörlükte söz gümüşse, sessizlik altındır" cümlesiyle faşist rejimlerdeki baskı ortamının bahsediliyor. Yine
Hitler’in "Lebensraum"  dediği "Yaşam Alanı" politikasının ve genişlemeci siyasetinin absürt bir eleştirisi var, Diktatör Hynkel danışmanına "Savaş istemiyorum. Sadece barış istiyorum... Eee! Biraz da toprağa ihtiyacım var" diyor. Onun
insan doğası üzerine de bir dileği var ve diyor ki, ​"Düşünceye çok, duyguya az yer veriyoruz. Makineleşmekten çok insanlığa, zekadan çok nezaket ve anlayışa ihtiyacımız var." Doğru değil midir? Elbette geleceğe dair umudu aşılayan o muhteşem sözünde sevgilisine diyor ki, "Hannah, yukarı bak! Bulutlar dağılıyor, güneş çıkıyor! Karanlıktan aydınlığa çıkıyoruz. Yeni bir dünyaya gidiyoruz; insanların nefretlerini, hırslarını ve acımasızlıklarını yendiği daha iyi bir dünyaya!"

Biliyor musunuz o bunu söylerken Avusturya'da bir çiftlikte ağlamakta olan Hannah, kendisine ve tüm insanlara olan bu seslenişi dinliyor ve umudunu kaybetmemeye karar veriyordu...

Gerçekten Chaplin bu filmiyle, dünyayı elinde bir balon gibi oynatıp dans edenlerin karşısına bir berber dükkanından çıkarak, insanlığın haysiyetini ortaya koymuş ve savunmuştur. Yapılan bir röportajda, "Eğer toplama kamplarında yaşanan gerçek dehşeti o zaman bilseydim, bu filmi çekemezdim; Nazi caniliğiyle asla dalga geçemezdim" itirafında bulunmuş, filmi bir kaç izleyen Hitler'in tepkisinin ne olduğu bilin(e)mediği nedenle de "Onun ne düşündüğünü öğrenmek için her şeyimi verirdim" demiştir.

Değerli okurlar,
Filmdeki o tarihi konuşma, bugün dahi demokrasi üzerine yazılmış en güçlü metinlerden sayılıyor.
Zira orada sahneye  çıkan bir gariban, bir
avare (Tramp) olan berberin elinde, dünyanın tüm zorbalarının tahakkümünden, kozlarından (Trump) daha güçlü bir şey vardı: Vicdan...

İşte geçmişi anlamak, bugünü de sorgulamak ve karanlıktan aydınlığa ulaşacak bir gelecek için,
"kulaklarımızda çınlamalı" diyebileceğimiz filmin o final konuşmasını mealen hatırlatalım ve düşünelim mi?

İşte,
"Ben! Milyonlarca kadın, erkek ve çocuğa;
masum insanlara işkence eden ve suçsuzları hapse atan sistemin kurbanlarına asla umutsuzluğa kapılmayın!, sadece hepimize ait olan o görkemli geleceğe... Yukarı bakın!  diyorum.

Ben! İmparator olmak istemiyorum zira benim işim değil. Kimseyi yönetmek ya da fethetmek de değil mümkünse herkese yardım etmek istiyorum: siyahlara, beyazlara...
Birbirimizin sefaletiyle değil mutluluğuyla yaşamak isteriz, insanlık bu değil midir?
Neden, birbirimizden nefret etmek ya da birbirimizi aşağılamak istiyoruz ki?
Bu dünyada herkese yer var: toprak zengin ve herkesi besleyebilir.

Bakınız! ​Hayat özgür ve güzel olabilir ama biz yolu kaybettik. Hırs, insanların ruhunu zehirledi; dünyayı nefretle kuşattı; bizi de sefaletin ve kan dökmenin içine sürükledi. Hızı geliştirirken içimize kapandık,
sahip olduğumuz bilgi bizi küstahlaştırdı; zekâmız ise sert ve acımasız oldu.

Belki uçaklar ve radyo bizi birbirimize yaklaştırdı ama makineleşmekten çok insanlığa, zekâdan çok iyilik ve anlayışa, evrensel kardeşliğe ve birleşmeye ihtiyacımız var.

Unutulmamalıdır ki, üstümüze çöken sefalet, sadece hırsın geçici bir sonucu ve insanlığın ilerlemesinden korkanların duyduğu acıdır. Elbette insanlardaki nefret geçecek, diktatörler ölecek ve halktan aldıkları güç yine halka dönecektir ama insanlar ölmeyi bildiği sürece özgürlük asla yok olmayacaktır.

​Askerler!
Sizi aşağılayan, sizi köleleştiren, adeta hayatınızı düzene sokan ne yapmanız, ne düşünmeniz ve ne hissetmeniz gerektiğini söyleyen bu canilere teslim olmayın! Sizi hayvan terbiye eder gibi kullanan, sizi top yemi yapanlara kendinizi vermeyin! Bu, doğaya aykırı adamlara, makine kafalı, makine kalpli adamlara teslim olmayın! Sizler bir makine, bir hayvan değil insansınız ve kalbinizde insanlık sevgisini taşıyorsunuz. Unutmayın ki, sadece sevilmeyenler nefret eder.

Sizler, tüm insanların köleliği için değil özgürlüğü için savaşın. Zira, bunu yaratacak güce sahipsiniz ki, birleşelim ve herkese çalışma şansı verecek, gençlere gelecek, yaşlılara güvenlik sağlayacak insanca bir dünya için savaşalım.
Bilmelisiniz ki, o zalimler bunları vadederek gücü ele geçirdiler. Her daim yalan söylüyorlar, sözlerini tutmuyorlar ve asla tutmayacaklar da... Unutma ki, Diktatörler kendilerini özgürleştirirken halkı köleleştirirler.

​Şimdi, dünyayı özgürleştirmek için, hırsı, nefreti ve hoşgörüsüzlüğü yok etmek için savaşalım. Sağduyulu, bilimin ve ilerlemenin hepimizi mutluluğa götüreceği bir dünya için, "Demokrasi" adına birleşelim!

Eyy! Sevgili Hannah,
Beni duyabiliyor musun?
Nerede olursan ol, yukarı bak! 
Bulutlar dağılıyor, güneş çıkıyor ve karanlıktan aydınlığa çıkıyoruz. İnsanların nefretlerini, hırslarını ve acımasızlıklarını yendiği daha iyi bir dünyaya!
Umudun ışığına doğru, geleceğe doğru...
Yukarı bak Hannah!"

Gerçekten bu film, sessizliğin suç sayıldığı bir dönemin sesi, çığlığıdır. Chaplin, bir berberin en saf haliyle, diktatörlerin kirli 'Saltanatlarını'  yerle bir etmek için sahneye çıktığında sadece Hannah'ya değil, bugün "cehennem tarlalarında" yürüyen bizlere de seslenmiyor mu? Ne diyor, "Yukarı bak!"

Zorbalar şekil değiştirse de yarattıkları karanlıkta yürüyenler her daim biz değil miyiz? 1940'ın Tomania'sı ile bugünün dünyası arasında sadece takvim yaprakları var. O tarihi konuşmadan bugünün sessizliğine Sebahattin Polat²'ın dizelerine bakalım mı?

​"Madem ferman verilmiş hüküm giyilmişse,
esmer tenlere cesaretin ve direnişin manifestosunu
yazmak kaldı, bir kez daha...
İhanet beynimizi kemirip bünyeye sirayet etmişse,
kangren ayaklar kesilmiş, gözler oyulmuşsa;
demek ki el yordamıyla yürüyoruz artık cehennem tarlalarında...
​Ve suskunluğun da bir suçu var elbet, bunu geç kalarak öğrendik!
Dillerimiz pas tuttu hakikat dudaklarımızda yarım kaldı...
Çünkü; korku en iyi örgütlenen ihanettir ve biz onu evlerimize aldık sustuk...
Sonra çocuklar büyüdü enkazın gölgesinde, oyunları bile siren sesiyle bölündü sustuk...
​Ama yine de toprağın altında bir şey kıpırdayacak:
Umut! İnatçı bir kök gibi...
Ve bir gün; cehennem tarlalarında yürüyen ellerimiz birbirini bulacak!
O gün, esmer tenlere yazılan manifesto artık ferman değil özgürlüğü müjdeleyecek!.."²

Değerli okurlar,
Yıl 2026...Bu defa Ortadoğu kan gölüne dönmekte ki, acaba Üçüncü Dünya Savaşı dediğimiz günlerde miyiz?
Bakınız, "Ortadoğu bir kez daha büyük stratejik hesapların masasında ve haritalar BOP/Büyük Ortadoğu Projesiyle yeniden çiziliyor.
İsrail’in Arz-ı Mevud hayali megali ideayı yaşama sokmanın bir tarzı da bu savaş...
Tabii ki dünya kamuoyuna sunulan gerekçeleri hep aynı. Tıpkı Libya düşürülürken, Saddam harcanırken, Esad düşürülürken olduğu gibi: Kimyasal silahlar, atomik ve nükleer silahlar, biyolojik silahlar vs..
Elbette, o halklara vaadleri de: "Biz size özgürlük! getiriyoruz.” Tarih bu cümleyi çok duydu ama sonuç hep yıkılan ülkeler ve ölen milyonlar olmadı mı? Bilmelisiniz ki, Batı bir vicdanı temsil edemez ki, mazlumun ahı indirir şahı...Zira, toplumların direnci tank sayısıyla ölçül(e)mez, inançla beslenen bir irade ambargoyla teslim alın(a)maz ki, delinmez zannedilen Demir Kubbeyi bile deler o inanç...
Unutulmamalıdır ki,
Çocukları bombalarla öldüren bir güç, başka bir ülkeye asla özgürlük götüremez.
Özgürlük füze başlığına yüklenemeyeceği gibi
Demokrasi de savaş uçaklarının gölgesinde inşa edil(e)mez.
Tarih bize şunu öğretmiştir:
Adaletsizlik bumerang gibidir, atarsınız döner.
Tehdit döner, şiddet döner ve delinmez zannedilen demir kubbe kendi ağırlığı altında çatlamaya başlar.
Acaba!
Trump da Yahudi lobisince tehditle el altında tutulabilir mi? Gerçek güç, korku üretmekle değil adaleti savunmakla var olmaz mı?..."³

Değerli okurlar,
Trump tehdit altında mıdır, ya da ne düşünüyor bilmeyiz ama gücün, bir "garibanın" yani Tramp'ın  eline geçtiğinde merhamete,  merhametin güçten yani Trump'tan çekildiğinde diktatörlüğe dönüşeceğini herkes biliyor diye düşünüyorum.
Zira, bugünün dünyasında güç sahiplerinin kurduğu o görünmeyen kirli ağlar, tıpkı Chaplin’in eleştirdiği sistemler gibi maskeler takıyor. Epstein'den uzanan o karanlık dehlizler, 'adalet' vaat edenlerin aslında kendi iktidarlarını korumak için ne tür kozlar biriktirdiğinin en somut kanıtı değil mi? Görünürde hukuk, özgürlük ve demokrasi var ama perdenin ardında bambaşka bir Zamanın Ruhu hüküm sürüyor: Hırstan ve korkudan beslenen o kötü sessizlik...

Siz söyleyin,
Acaba! Elindeki gücü birilerine karşı kullananlar mı yoksa insanlığa elini uzatanlar mı daha çok şey söylüyor? Şarlo'nun bakışı mı, yoksa güç sahiplerinin bitmek bilmeyen kirli yüzleri mi?
Ne dersiniz?

​Suat Umutlu / 06 Mart 2026

Dipnotlar;
1 Charlie Chaplin (1889 - 1977)
Halkın ona verdiği isimle Şarlo, sadece güldüren bir komedyen değil; bastonuyla adaletsizliğe çelme takan, melon şapkasıyla vicdanı selamlayan, cebinde parası olmayan ama kalbinde dünyayı taşıyan evrensel bir 'Avare'...
İngiliz yönetmen, oyuncu ve yazar. Sinema tarihinin en ikonik karakteri olan "Şarlo" (The Tramp) ile dünya çapında şöhret kazandı. Sessiz sinemanın dâhisi olarak kabul edilen Chaplin, Modern Zamanlar ve Büyük Diktatör gibi filmleriyle sanayileşmeyi, faşizmi ve toplumsal adaletsizlikleri keskin bir mizahla eleştirdi. 1972’de sinemaya katkılarından dolayı Oscar Onur Ödülü’ne layık görülen sanatçı, hayatı boyunca barışın ve insan haklarının savunucusu oldu. Küçük bir not, "Charlie" ismini sevimli hale getirerek "Charlot" demişler Türkçeye de bu söylenişten "Şarlo" olarak geçmiş.

2 Sebahattin Polat.
https://sebahattinpolat.blogspot.com/2026/01/kotulugun-sradanlg-na-isyan.html?m=1

3 Neşe Dilekçioğlu.
https://www.haberasi.com/delinmez-zannedilen-demir-kubbe/


Not 1.
Yazıda kullanılan Tramp ve Trump kelimeleri arasındaki benzerlik hakkında;
​Tramp,  İngilizcede evsiz barksız, yersiz yurtsuz gezen kişi demektir ve Chaplin’in canlandırdığı "Şarlo" karakterinin dünya literatüründeki adı... Gücü olmayan ama onuruyla direnen "küçük adam"... 
​Trump ise, iskambil oyunlarındaki en üstün kart, yani "Koz" anlamına gelir. Fiil olarak ise "alt etmek, geçersiz kılmak, hükmetmek" demektir ki,  gücü ve otoriteyi temsil eden bir kelime...

Not 2.
Elif Atalay'ın 18.08.2012 tarihli "Büyük Diktatör" başlıklı makalesinden yararlanılmıştır. Teşekkür ederim.
https://bianet.org/yazi/buyuk-diktator-140354

Yorum Ekle

Siyonist-ABD'nin yeni kâbusu: Hürremşehr 4 füzeleri

Uzaktan hasta değerlendirme sistemi ile sağlık hizmetine kolay erişim

Avrupa'nın FCAS çıkmazı sürüyor: Ortak savaş uçağı kararı bir kez daha ertelendi

ANTALYA’NIN SANAT ENERJİSİ GAZİANTEP’E TAŞINDI... "VİNELLO MÜZİK"

İmamoğlu’ndan Duruşma Öncesi Sert Mesaj: “Son Perde Pazartesi Açılıyor”

Malatya'da uyuşturucu ve ruhsatsız silah ele geçirildi

Beyaz Saray, İran'a saldırıları 4-6 hafta sürebileceğini savundu

Huawei, MWC Barselona 2026'da 8 GLOMO Ödülü kazandı

Mahkeme Kararını Verdi: Ekrem İmamoğlu Cezaevinde Kalacak

600 Kilometrelik Nakil: Murat Çalık Duruşma Öncesi Silivri’de

Batman'da binlerce kişi İran'a yönelik saldırıları protesto etti

Benin'de askeri bir noktaya silahlı saldırı: 15 asker öldü, 5 asker yaralandı

Özgür Özel Bolu’dan Sert Çıkış: “Bolu Beyi mi Güçlü, Tanju Özcan mı?”

Arıkan’dan Kritik Uyarı: “Türkiye ile İran’ı Karşı Karşıya Getirmek İstiyorlar”

Novak: Rus gazını Avrupa yerine Asya pazarına göndereceğiz

Ağrı’dan İran'a yönelik saldırılara tepki

İzmir Beydağ'da 'bereketli' buluşma

Dışişleri Bakanı Fidan, Ermeni mevkidaşı Mirzoyan ile görüştü

Solomon Adaları'nda 6,7 büyüklüğünde deprem

Emniyet’ten APP plaka uyarısı: Cezası 140 bin TL

Bakan Gürlek: 'Siber Vatan'da milli güvenliği korumakta kararlıyız

İran Hatam'ül-Enbiya Karargahı: ülkeye karşı harekette bulunan her üs hedef alınacak

Katar: Körfezdeki enerji krizi dünya ekonomilerini çökertebilir

Rusya: AB enerji sorunlarına çaresizce çözüm arıyor

Türkiye'nin Suriye için İngiliz MI6'dan koruma talebi iddiası yalanlandı

Huawei, dönüşümü hızlandırmak için 'Küresel Akıllı Kamu Hizmeti Çözümü'nü başlattı

İran'a yönelik siyonist-ABD saldırıları İzmir'de telin edildi

Kayseri'de sahte dolar operasyonu: 1 gözaltı

Manisa Kırkağaç’ta meralara gübre desteği

Çayırova'da Başkan Çiftçi’den gençlere müjde

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

FIS SBX Snowboard Dünya Kupası, Palandöken Kayak Merkezi’nde start aldı…

ERZURUMSPOR FK’DAN KUPADA 4 GOLLÜ GALİBİYET...

Vekil sayısı çokluğuyla yada yokluğuyla neyi ifade etti ki?

OLTU’YA DEV YATIRIM: MODERN SPOR SALONU İÇİN İMZALAR ATILDI!

Sağlıkta Türkiye Yüzyılı Vizyonuna Önemli Katkı: Atatürk Üniversitesi, Sağlıkta Yapay Zekâ Patentlerinde Türkiye’nin Zirvesinde…

Buz üstünde erimeyen sorular!

Bosna Caddesi’nde Kar Çilesi: Vatandaş Parayla İş Makinesi Kiraladı

ERZURUM KAR ALTINDA, YOLLAR AÇILMADI

ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR ÜNYE DEPLASMANINDAN PUAN ÇIKARAMADI

Kış Memleketiyiz Ama Yola Çıkamıyoruz!

Karaman il eğitim değerlendirme toplantısı, Bakan Tekin'in başkanlığında yapıldı

Bursa'da milli değerler ve modern yaklaşımlarla çocukları yarınlara hazırlıyor

İstanbul Maltepe'de dayanıklı bina modelleri inşa ettiler

Ankara'da gençlere eğitim desteği

“Ülkem Yanımda” Platformu ile Türkçe ve Kültür Evde Öğreniliyor

YEDAM ve Milli Eğitim’den bağımlılıkla mücadelede güç birliği

Geyve’de minikler 'su müfettişi' oldu

Yeşil Vatan'ın Mart teması: Su verimliliği

Ülkem Yanımda Platformu, Türkçe ve kültürü evde öğretiyor

Eğitim-Bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Demir: İdari gecikmenin bedeli öğretmene ödetilmemeli

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 24 18 2 4 40 58
2.FENERBAHÇE A.Ş. 24 15 0 9 31 54
3.TRABZONSPOR A.Ş. 24 15 3 6 20 51
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 24 13 4 7 16 46
5.GÖZTEPE A.Ş. 24 11 4 9 11 42
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 24 11 7 6 16 39
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 24 7 6 11 -2 32
8.KOCAELİSPOR 24 8 10 6 -4 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 24 7 9 8 -10 29
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 24 6 9 9 -4 27
11.CORENDON ALANYASPOR 24 5 8 11 -4 26
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 24 6 12 6 -6 24
13.HESAP.COM ANTALYASPOR 24 6 12 6 -14 24
14.TÜMOSAN KONYASPOR 24 5 11 8 -10 23
15.İKAS EYÜPSPOR 24 5 12 7 -16 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 24 4 12 8 -15 20
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 24 3 10 11 -25 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 24 3 17 4 -24 13

YAZARLAR