16012,85%1,27
44,06% 0,17
51,15% 0,09
7264,85% 1,18
11873,13% 0,00
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, semt pazarında yaptığı açıklamada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme gelen iftar menüsü tartışmalarına ve artan hayat pahalılığına sert sözlerle tepki gösterdi. Kadıgil, ekonomik sıkıntılar nedeniyle temel gıdalara erişimde zorlanan vatandaşların durumuna dikkat çekerek, siyasi iktidarı eleştirdi.
Pazar esnafı ve vatandaşlarla sohbet eden Kadıgil, Türkiye’de giderek derinleşen ekonomik sorunların özellikle dar gelirli kesimleri etkilediğini söyledi. Kadıgil, halkın yaşadığı zorlukların görmezden gelindiğini savunarak, tartışmaların odağında olması gereken konunun Meclis’teki menüler değil vatandaşın sofrası olduğunu vurguladı.
“Bizim Derdimiz Sizin Ne Yediğiniz Değil”
TBMM’de gündeme gelen iftar menüsü tartışmalarını değerlendiren Kadıgil, bazı iktidar temsilcilerinin “Gerekirse peynir ekmek yeriz, millet ne yiyorsa biz de ona talibiz” şeklindeki sözlerine sert tepki gösterdi.
Kadıgil, bu ifadelerin toplumdaki gerçek ekonomik sorunları perdelediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bizim derdimiz sizin ne yediğinizle değil, bu milletin ne yemediğiyle. Siz gerçekten millet gibi yaşamak istiyorsanız önce bu milletin neden peynir ekmekten başka bir şey yiyemediğini açıklayın.”
Türkiye’de milyonlarca ailenin temel gıda ürünlerine ulaşmakta zorlandığını dile getiren Kadıgil, özellikle çocukların yeterli ve dengeli beslenemediğine dikkat çekti.
“Et yemek, süt içmek, sebze ve meyve tüketmek her çocuğun hakkıdır. Bu hak sadece milletvekillerine mi ait? Bu ülkede çocukların sofrası neden her geçen gün daha da küçülüyor?” diye konuştu.
Kadın Cinayetleri ve Çocuk Güvenliği Vurgusu
Kadıgil konuşmasında yalnızca ekonomik sorunlara değil, kadın cinayetleri ve çocuk istismarı konularına da değindi. Son dönemde yaşanan bazı olayların toplumda ciddi bir güvenlik ve adalet tartışması yarattığını ifade eden Kadıgil, kadınların ve çocukların yeterince korunamadığını savundu.
Kadıgil, özellikle uzaklaştırma kararına rağmen yaşanan bazı kadın cinayetlerini hatırlatarak, bu tür olayların toplumda derin yaralar açtığını söyledi.
“Artık konu mağduriyeti geçti, suç ortaklığına geldi. Bu düzene ‘hayır’ demeyen herkes bu düzenin suç ortağıdır” ifadelerini kullanan Kadıgil, sorunun yalnızca bireysel değil sistemsel olduğunu savundu.
“Meclis’in İtibarını Ne Zedeliyor?”
Konuşmasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan bazı olaylara da değinen Kadıgil, geçmişte gündeme gelen taciz iddiaları ve güvenlik tartışmalarını hatırlattı.
Bu olayların Meclis’in itibarını zedelemediğini, ancak halkın yaşadığı ekonomik sorunların dile getirilmesinin eleştiri konusu yapılmasını doğru bulmadığını belirten Kadıgil, şu sözleri kullandı:
“Bir danışmanın uzaklaştırma kararına rağmen öldürülmesi Meclis’in itibarını zedelemiyor da, halkın yoksulluğunu dile getirmek mi zedeliyor?”
Kadıgil, siyaset kurumunun toplumdaki gerçek sorunları konuşması gerektiğini ifade ederek, ekonomik kriz ve sosyal sorunların daha açık şekilde tartışılması gerektiğini söyledi.
8 Mart İçin Kadınlara Çağrı
Açıklamasının sonunda Kadıgil, yaklaşan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için de çağrıda bulundu. Kadınların yaşanan sorunlara karşı seslerini yükseltmesi gerektiğini belirten Kadıgil, kadın dayanışmasının önemine dikkat çekti.
“Bu kara düzene öfkelenen bütün kadınları 8 Mart’ta ses çıkarmaya davet ediyorum” diyen Kadıgil, kadın hakları ve çocuk güvenliği konularında daha güçlü bir toplumsal tepki oluşması gerektiğini söyledi.
Kadıgil’in açıklamaları sosyal medyada da geniş yankı uyandırırken, ekonomik sorunlar, Meclis tartışmaları ve kadın hakları konularındaki sözleri kısa sürede gündeme oturdu.
