15750,07%-2,31
43,96% 0,03
51,10% -0,61
7260,62% -3,65
11848,56% -2,98
Vekil sayısı çokluğuyla yada yokluğuyla neyi ifade etti ki?
Aslında mantıklı olarak biraz düşünüldüğünde, kadim şehrimiz Erzurum için belki de olması gereken veya en doğrusu da, hatta hayırlısı da bu olacaktır.
En kalabalık oldukları dönemlerde, sayı bakımından en yoğun ve hatta tamamının tek bir partiden oldukları dönemlerde verilen hizmetlerle; bugün yapılan veya yarın yapılması olası olan hizmetler arasında ne değişecek ki?
tüm1haber.com / globalbakis.com / özel-yorum-haber
Ki bu şehrin, o dönemlerinde; gözde olan kurumları başka şehirlere hediye olarak verilirken, dağıtılırken, kapatılırken veya halen daha yok sayılırken; sessizliklerini koruyarak ortalarda olmayanların, bugün sayısal açıdan ne olduğunun veya yarın ne olacağının açısından, ne önemi var ki?
Birisi bana ifade edebilir mi farkı nedir?
Bas bas bağırmanın veya çok büyük bir özelliği kaybetmiş gibi ortalıkta birilerine “sözde” sitem etmenin ne anlamı var ki?
Sanki bir ay öncesinde veya beş ay öncesinde sayı çok farklı idi.
Veya seçimlerden hemen sonra…

Allah aşkına; henüz seçimler bittiğinde Erzurum’a ait, Erzurum’un problemlerinin çözümü noktasında hizmet veren kaç vekiliniz var diye size bir soru sorulsa, nasıl bir cevap vermeyi düşünüyorsunuz ki?
Sakın 6 rakamı ağzınızdan çıkmasın!
Hepimiz kardeşiz ve hepimiz aynı gemideyiz ona göre!
Hiçbir zaman, TBMM hariç veya görevlendirilmeler hariç; bu şehri ilgilendiren hiçbir çatı altında bir araya tamamının gelmediği, oturup konuşmadığı, bu şehire ait ortada halen devam eden ve çözüm bekleyen problemlerinin ele alınmadığı bir ortamda, sadece sayısal olarak “ha bir eksik / ha bir fazla” nın ne anlamı var ki?
Düşünsenize çokluğu veya yokluğuyla farkı belli olmayan bir oluşumun, bu şehir için ne farkı var ki?
Belki de en doğrusu buydu ve Rabbim bize, bu kadim şehrin kadim insanına; böyle layık gördü.

Değil mi ki bu duruma gelinirken sadece seyreden veya gidenlerin ardından göstermelik bir bardak su dökerek “güle güle gidiniz / bak ardınızı unutmayınız, çay içmeye de bekleriz” diye yola vuran bizler değil miydik? Ya da daha başka bir şekilde dedikodusunu yaparak…
Konuştuk, konuştuk,
Sadece konuştuk.
Konuştuk, konuştuk, konuştuk ve halen daha konuşuyoruz.
Bu şehir kan kaybediyor diye.
Bu şehir dağılıyor diye…
Sonuç ne?
Ortada o kadar fırtına, kar, tipi, boran olurken. Kadim tarihimizin derinliklerinde zemheri yalnızlıklar yaşanırken ve halen daha tüm Ağustoslara rağmen, üzerimizde ayaz kokusu sinmişken; “sahapsız memleket” gibi ağızlarda çoban sakızı misali bir yoğunluk ve yorgunluk dolaşırken,
Sadece gözümüze kaçan çöp, vekil sayısına ait oldu…
Bravo bize.
İşte bizim analiz yapma derecemiz bu kadar.
Oldu da bitti Maşallah…
“Vah vah” edenlere hodri meydan diyorum!
İşte kadim şehir Erzurum ve alın elinize “göstermelik” bir mikrofon ve çıkın her vatandaşa sorun.
Şu an görevde olan veya emekli olmuş veya hizmet süresi dolmuş, hangi partiden olduğu hiç önemli değil; önceki dönemlerden olan ve halen daha Erzurum’da yaşayan, komşunuz olan kaç vekiliniz var? Şöyle tanıdık bir kahvehanede çay içebildiğiniz ve yolda yürürken rahatlıkla yanına giderek selamlaşabildiğiniz.
Evini bildiğiniz.
Var ise isimleri nelerdir?
Başka hiçbir soruya da gerek yoktur.
Zaten Karadeniz sahil yolu projesinin bilmem kaçıncı etabı bitirilerek, yeni bir proje olan raylı sistem YHT ye; yani yüksek hızlı tren projesine başlama müjdesiyle birlikte startı verilirken; bizim halen daha sudan bahanelerle bitirilemeyen tünellerimize, havadan mütevellit sefer sayılarımızla birlikte o orantıdaki bilet bedellerimize ve dahi başkaca onlarcası bekleyen konulara bile girmeye lüzum gerekmemektedir.
Çünkü birilerine göre tek derdimiz şu an sandıkta kim olacağına kendimizin dahi karar veremediği vekil sayımızın 5 e veya 4 e veya 3 e düşürülmesidir…
Oysaki züğürt tesellisi misali “1 tane olsun bizim olsun, sadece bizden olsun” mantığını yalnızca skor tabelalarında yaşadık biz.
Yoksa,
Bu şehrin vekil sayısı hizmet anlayışıyla değil de çokluğuyla yada yokluğuyla bugüne kadar hangi aşamada neyi ifade etti ki; eksildiğinde de ne fark etsin?

