15703,40%-1,93
44,06% 0,17
51,19% 0,04
7301,06% 1,68
11854,23% 0,00
Eskiden putlar taştandı. İnsanlar gider, karşısında eğilirdi. Bugün putlar hâlâ var ama bu kez mermerden değil, ekrandan yapılıyor. Telefon ekranı artık yeni tapınak gibi. Takipçi sayısı yeni itibar ölçüsü, beğeni sayısı ise yeni alkış haline geldi.
Artık bir insanın değeri karakterle ölçülmüyor. Çoğu zaman takipçi sayısıyla ölçülüyor. Bir milyon takipçisi varsa “bilge” sayılıyor, on bin takipçisi varsa “eh işte” deniyor, yüz takipçisi varsa kimse ciddiye almıyor. Oysa akıl matematik bilmez ama algoritma bilir. Günümüz dünyasında çoğu şey sayılar üzerinden anlam kazanıyor.
Bugün gençlere “Hayatta ne olmak istiyorsun?” diye sorulduğunda verilen cevaplar bile değişmiş durumda. Eskiden bu soruya doktor, mühendis ya da öğretmen gibi meslekler söylenirdi. Şimdi ise birçok genç “fenomen olmak istiyorum” diyor. Yani çoğu zaman bir şey üretmeden meşhur olmak. Çünkü çağımızın yeni mesleği adeta meşhur olmak haline geldi. Nasıl olduğu çok önemli değil; yeter ki konuşulsun.
Bir atasözü vardır: “Şöhret ateştir.” Eskiden bu söz, şöhretin insanı yakabileceğini anlatmak için söylenirdi. Şimdi ise insanlar o ateşe isteyerek koşuyor.
Basit bir sahneyi düşünün. Bir masa var ve masada yemek duruyor. Eskiden insanlar önce yemeği yerdi. Şimdi ise çoğu zaman önce fotoğraf çekiliyor. Yemek soğuyor ama fotoğraf sıcak kalıyor. Çünkü artık önemli olan karın doyurmak değil, paylaşım yapmak.
Artık insanlar yaşamak için yaşamıyor; paylaşmak için yaşıyor. Tatil yapılmıyor, tatil gösteriliyor. Mutlu olunmuyor, mutlu görünülüyor. Hayat gerçekten yaşanmıyor; çoğu zaman sahneleniyor.
Bunun bir de onay bağımlılığı tarafı var. Bir paylaşım yapılıyor ve sonra bekleyiş başlıyor. Kaç kişi beğendi? Kaç kişi yorum yaptı? Kaç kişi gördü? Telefon ekranı adeta bir nabız ölçer gibi çalışıyor. Beğeni arttıkça mutluluk hissi geliyor, azaldıkça moral bozuluyor.
Eskiden insanın aynası dostuydu. Şimdi aynası çoğu zaman algoritma oldu.
Bir düşünün. Dünyanın en bilgili insanı olabilirsiniz ama konuşmayı bilmiyorsanız kimse sizi dinlemiyor. Buna karşılık hiçbir şey bilmeyen biri çıkıp yüksek sesle konuştuğunda bir anda fenomen haline gelebiliyor. Çünkü sosyal medyanın altın kuralı çoğu zaman şudur: Bilgi değil, dikkat kazanır. Sessiz bilge görünmez ama bağıran cahil milyonlara ulaşabilir.
Bu durum eski bir Nasreddin Hoca hikâyesini hatırlatıyor. Hoca bir gün kürk giydiğinde herkes ona saygı göstermeye başlar. Hoca da yemeği kürküne yedirerek “Ye kürküm ye” der. Yani saygının kendisine değil, kürke gösterildiğini anlatır.
Bugün o kürk değişti. Artık kürk takipçi sayısı oldu. Bir hesabın yanında mavi tik varsa söyledikleri çoğu zaman doğru kabul ediliyor. Yoksa çoğu kişi bakma gereği bile duymuyor.
İşin ilginç tarafı şu: Eskiden insanlar kahraman olarak bilim insanlarını, düşünürleri ve yazarları örnek alırdı. Bugün rol model olarak görülen kişiler çoğu zaman dans edenler, şaka yapanlar ya da eğlence içerikleri üreten kişiler olabiliyor.
Eğlence elbette kötü değildir. İnsanların gülmeye ihtiyacı vardır. Fakat sorun şu ki artık her şey eğlenceye dönüşmüş durumda. Bilgi sıkıcı görülüyor, düşünmek yorucu geliyor. Gülmek ise kolay. Toplum da çoğu zaman kolay olanı seçiyor.
Bir başka gerçek daha var: Sosyal medya insanı çok hızlı büyütebilir ama aynı hızla küçültebilir. Bugün göklere çıkarılan biri yarın yerin dibine sokulabilir. Çünkü kalabalığın sevgisi hızlıdır ama öfkesi daha hızlıdır. Bugün alkışlayan kalabalık, yarın linç eden kalabalığa dönüşebilir. Arada bazen sadece bir paylaşım vardır.
Bu yüzden mesele aslında sosyal medya değildir. Mesele insandır. İnsan neye değer verirse dünya da oraya doğru şekillenir. Eğer toplum “takipçi sayısı eşittir değer” diye düşünmeye başlarsa karakter ikinci plana düşer. Ama toplum “insan yaptığıyla ölçülür” demeye başlarsa denge değişir.
Sonuçta ün geçicidir. Takipçi sayısı sürekli değişir. Onay bugün vardır, yarın yoktur. Ama karakter algoritmayla ölçülmez. Tarih bize şunu defalarca göstermiştir: Kalabalıkların geçici alkışladıkları değil, gerçekten üretenler kalıcı olur.
