16407,98%-1,86
43,61% 0,18
51,44% 0,17
6814,41% 1,24
11644,36% 0,00
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üniversite öğrencilerinin mezun olmadan önce uygulamalı eğitimle iş hayatına uyum sağlamaları amacıyla "Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliğini" değiştirdi. Uygulamalı eğitim en az bir dönem olacak.
“Yükseköğretimde Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, “Uygulamalı eğitimde başlattığımız dönüşüm modeli öğrencilerin istihdama daha hızlı geçmesini mümkün kılacak.” dedi.
Verimliliği sınırlı kalan stajların yerine işyeri temelli uygulamalı mesleki eğitim anlayışıyla hayata geçirilecek uzun dönem stajlar, sanayiciler, öğrenciler ve sektör temsilcileri tarafından memnuniyetle karşılanıyor.
Öğrencilerin yalnızca sınıf ortamında değil doğrudan iş hayatının içinde deneyim kazanmalarını sağlayacak yeni modelin, mezunların donanımını artırması, üretkenliklerini güçlendirmesi ve istihdam süreçlerini hızlandırması amaçlanıyor.
Yeni staj uygulaması kapsamında, kısa ve verimsiz stajlar yerine, programların niteliğine göre ön lisans programlarında 3 dönem teorik eğitim ve bir dönem uygulamalı eğitim (staj) ya da 2 dönem teorik eğitim ve 2 dönem staj; lisans programlarında 7 dönem teorik eğitim ve bir dönem staj veya 6 dönem teorik eğitim ve 2 dönem staj modelleri hayata geçirilecek.

Model sektörden tam not aldı
Sektör temsilcileri, uzun süreli staj uygulamalarının hem öğrencilerin mesleki uyumunu artırdığını hem de istihdama doğrudan katkı sağlayacağını vurguluyor.
Havacılık ve Uzay Sanayisine yönelik hizmet veren firmada Mekatronik Mühendisi olan Oğuzhan Yılmaz, kısa süreli stajların adaptasyon için yetersiz kaldığını söyledi. Yılmaz, “23 günlük staj, özellikle sektöre uyum açısından çok kısa. Mikro hassasiyetle çalışan bir sektörde bu sürede adapte olmak zor. Uzun dönem stajın hayata geçirilmesi çok doğru bir düşünce.” diye konuştu.
Aynı firmada Elektrik-Elektronik Mühendisi Yusuf Şahin, uzun dönem stajın istihdama geçişi kolaylaştırdığını dile getirdi. Dördüncü sınıfta bir dönem stajyer mühendis olarak çalıştığını aktaran Şahin, “Staj sonrası burada işe başladım. Dört aylık sürecin iş hayatıma katkısını bizzat deneyimledim. Kısa dönem stajlara göre çok daha avantajlı.” dedi.
Havacılık ve Uzay Mühendisi Bengisu Kama, kısa süreli stajların verimsizliğine dikkat çekerek, “20 günlük stajda verim almak çok zor. İş hayatına uyum zaten iki-iki buçuk hafta sürüyor. 6 aylık bir stajda teorik bilginin pratikle birleşmesi çok daha mümkün.” ifadelerini kullandı.

Aynı firmadan Freze Bölümü Ustabaşı Hakan Şentürk de uygulamanın nitelikli iş gücü ihtiyacına katkı sunacağını belirtti. Şentürk, “Kısa dönem stajlarda öğrenciler birçok şeyi tam öğrenemeden ayrılıyor. Uzun dönem stajda teknik yeterlilik ve çalışma disiplini gelişiyor. Deneyimli eleman bulmakta zorlanıyoruz, bu model buna çözüm olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.
Firmanın ortağı Bekir Sağlamyürek, uzun dönem stajın işveren açısından avantaj sağladığını vurgulayarak, “20 günlük stajda sahaya hakim olunamıyor. 6 aylık süreçte öğrenciyi daha iyi gözlemleyip doğrudan iş başı yaptırma imkanı oluyor. Bu bizim için ciddi bir avantaj.” dedi.

Madencilik ve inşaat alanında hizmet veren bir başka firmanın Genel Müdürü Ayşe Saraçoğlu, uzun süreli stajların sorumluluk alma becerisini geliştirdiğini şu sözlerle aktardı: “Kısa dönem stajlar genellikle oryantasyonla geçiyor. Uzun dönem stajlarda öğrenciler bir projeyi baştan sona görüp sorumluluk alıyor. Mezuniyet sonrası bizimle çalışmaya devam eden arkadaşlarımız var.”
Öğrenciler mutlu ve heyecanlı
Ön lisans ve lisans düzeylerinde staj sürelerinin bir dönem ve üzerine çıkarılmasına yönelik planlama, üniversite öğrencileri tarafından da olumlu karşılandı.
Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü 2. sınıf öğrencisi Sudenur Gültekin, uzun süreli stajların kendi bölümü açısından sahada deneyim kazanmak için önemli olduğunu vurguladı.
Hacettepe Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü öğrencisi Metehan Dağ, staj süresinin uzatılmasının mezuniyet sonrası istihdam açısından önemli bir avantaj sağlayabileceğini belirtti. Uzun süreli stajların firmalarla öğrenciler arasında doğrudan bir köprü kurduğunu ifade eden Dağ, bu modelin üniversite-sektör iş birliğini güçlendireceğini dile getirdi.
Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Mert Karan, üniversite eğitiminin son yılının staja ayrılmasının iş hayatına hazırlık sürecini güçlendireceğini kaydetti. Üniversitede ağırlıklı teorik eğitim alındığını; kısa süreli stajlarla iş hayatına girildiğinde ciddi bir acemilik yaşandığına dikkat çeken Karan, bu nedenle zorunlu ve nitelikli staj uygulamalarını olumlu bulduğunu söyledi.
“Uzun süre staj daha fazla sorumluluk almamızı sağlıyor”
Uzun dönem iş yeri temelli eğitim modelinin halihazırda uygulandığı örneklerden biri olan Hacettepe Üniversitesi ASO 1. OSB Meslek Yüksekokulunda, öğrenciler ve öğretim elemanları uygulamanın yansımalarını paylaştı.

Makine Bölümü 2. sınıf öğrencisi Şevval Kılıçarslan, uzun dönem stajın mesleki gelişime katkısını sağladığını dile getirdi. Kılıçarslan, şunları kaydetti: “Uzun dönem stajda okulda öğrendiğimiz bilgileri şirket ortamında pratiğe dönüştürüyoruz. Aynı yerde uzun süre staj yapmak şirket kültürüne alışmamızı, güven kazanmamızı ve daha fazla sorumluluk almamızı sağlıyor. Bu süreç kariyer planlaması açısından da doğru mesleği seçip seçmediğimizi görmemize yardımcı oluyor.”

Elektrik Programı öğrencisi Uğur Çelen, uzun dönem stajın istihdama katkısına dikkat çekerek, “Piyasadaki pek çok ön lisans ve lisans programında staj sürelerinin kısa olması, öğrencilerin mezuniyet sonrası ne yapacağını bilememesine ve boşlukta kalmasına yol açıyor. Ar-Ge ve üretim süreçlerinde öğrendiklerimizi birebir uygulama imkanı buluyoruz.” dedi.
Elektrik Ön lisans Programı 2. sınıf öğrencisi Yaşar Talha Şen, “Yaklaşık 145 gün süren stajda iş yerini tanımayı geçip işi öğrenmeye başlıyoruz. Staj süresinin artırılması, öğrencinin tecrübe kazanması ve yeni mezun işsizliğinin azalması açısından çok önemli.” diye konuştu.
MYO Elektrik ve Enerji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Kademli de yaptığı değerlendirmede, uzun süreli staj uygulamalarının olumlu sonuçlar ortaya çıkardığını ifade etti. Kademli, “Uzun dönem stajlarda öğrenciler iş yerini, işi ve disiplin süreçlerini tam anlamıyla öğreniyor. MYO’muzdaki dört programda istihdam oranları yüzde 90’ın üzerinde.” bilgisini verdi.

“7 pilot ilde başlatılacak modeli bütün üniversitelere yaygınlaştıracağız”
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, hiçbir sanayicinin 20 gün için bir çocuğa yatırım yapmak istemediğine dikkat çekerek, “20-30 gün gibi kısa süreli ve verimliliği tartışmalı stajların yerine daha kapsamlı, iyi yapılandırılmış ve sektörle iç içe bir staj sistemi kuruyoruz. Öğrencilerimizin yalnızca sınıfta değil, doğrudan iş hayatının içinde deneyim kazanmalarına imkân verecek bu model, onları daha donanımlı, üretken ve istihdam odaklı bireyler hâline getirecek.” dedi.
İlk aşamada Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere 7 pilot ilde başlatılacak uygulamalı eğitim modelini kısa süre içinde bütün üniversitelere yaygınlaştıracaklarını belirten Özvar, “Böylece öğrencilerimizin eğitim süreçlerini gerçek iş ortamlarıyla bütünleştiren, istihdamla doğrudan bağlantı kuran bir yükseköğretim anlayışını kurumsallaştıracağız.” değerlendirmesinde bulundu.
“Öğrenciler iş dünyası ile daha erken temas kuracak”
Yükseköğretimde Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle “İşletmede mesleki eğitim” kavramı, Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (TYYÇ) ile uyumlu hale getirildi.
Düzenlemeyle; Yükseköğretim Kurulu tarafından stratejik önceliklere göre belirlenecek yükseköğretim kurumları ve programlarındaki öğrencilerin, teorik bilgilerini sahada pratiğe dönüştürmeleri; iş dünyası ile daha erken ve etkili temas kurmaları ve istihdam edilebilirliklerinin artırılması amaçlanıyor.
Uygulamalı eğitimin süresi güçlendirilerek öğrencinin mesleki yetkinlik kazanımı garanti altına alınacak ve sektörün beklentilerine cevap veren bir uygulama modeli oluşturulacak. Böylelikle, uygulamalı eğitim ve öğretim programları iş dünyasının ihtiyaç duyduğu bilgi, beceri ve yetkinlik temelli bir yapıya kavuşturulacak.
Değişiklikle, Yükseköğretim Kurulu, TYYÇ kazanımlarına göre program tasarımı yapma, uygulamalı eğitim süresini belirleme ve uzun dönemli uygulamalı eğitimlerin usul ve esaslarını oluşturmaya yetkili olacak.
Yönetmelik uyarınca, uygulamalı eğitim en az bir dönem olacak.
Sektör ihtiyaçları ve TYYÇ öğrenme kazanımlarıyla uyum, zorunlu hale getirilecek.
Uygulamalı eğitimin süresi ve kapsamı açıkça belirlenerek, yükseköğretim kurumları arasında bir standartlaşma sağlanacak.
Değişiklikle, öğrencilerin işyeri sözleşmelerinin içeriğine ilişkin kalite kriterleri tanımlandı; öğrencinin işletmedeki öğrenme kazanımları, görev tanımı, değerlendirme yöntemleri ve iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sözleşmede yer alması zorunlu hale getirildi.
Sistemin bütüncül yönetilmesi amacıyla, Yükseköğretim Kurulu düzeyinde ve yükseköğretim kurumlarında koordineli çalışan bir komisyon yapısı oluşturulacak. (İLKHA)