
Uğur Mumcu adı, Türk milletinin belleğinde dürüst, cesur, halkın ve ülkenin bütünlüğünü ve uluslar arası çıkarlarının savunucusu cesür dürüst gazeteci çağrışımlarına yol açar.
Uğur Mumcu'nun akademisyenlik ve gazetecilik yılları, dış dinamiklerin Türkiye'ye yönelik etnik, mezhepsel,ve dinsel, ayrıştırma ve istikrarsızlaştırma planlarının uygulamaya sokulduğu bir zaman dilimine denk düşerek katledilmesi tesadüf degildir.
Uğur Mumcu Atatürk’ün kurduğu bu
cumhuriyette bağımsız gazetecilikten sermaye gazeteciliğine geçişle birlikte, ticari çıkarların, ulusal çıkarların önüne geçtiği bir dönemde kalem namusunu koruyan onurlu bir adamdır.
Uğur Mumcu Ulus devlet, üniter yapıyı esas alan Cumhuriyet’e karşı siyasal dini kullanarak dincilik ve etnik bölücülük konsorsiyumuna karşı kuruluş dik duruşuyla da yok edilmek istenen
değerlerimizin yılmaz savunucusuydu.
Uğur Mumcu Atatürk’ün kurduğu bu cumhuriyete hayali ihracatçıların, silah kaçakçılarının, ihale fesatçılarının, her türlü vurguncunun, döneklerin, çıkar çevrelerinin medyadaki dolma kalemlerinin karşısında Türk milletinden
ve haktan yana bağımsız gazeteciliğin kavgasını veren adamdır.
Uğur Mumcu'nun 24 Ocak 1993’te katledilme emrini verenler, onun şahsında #Türkiye
