Ey genç kardeşim,
Sen gökyüzüne bakarken yıldızları sayarsın belki ama bir de denizin altına bakmayı düşün. Çünkü orada, görünmeyen bir güç var: Türk denizaltıları. Sessizler, görünmezler ama her an hazırlar!
Bugün Türk milleti, sadece karada değil, mavi vatanın derinliklerinde de varım diyor. Çünkü artık kendi torpidomuzu, kendi füzemizi, kendi denizaltımızı yapıyoruz. Bu ne demek biliyor musun?
Bu, kimseye muhtaç olmadan vatanı savunabilmek demek.
Bu, "Ben buradayım" diye bağırmadan, düşmana "Yaklaşma!" demek.
Denizaltılar suyun altında günlerce kalabiliyor. Bir nefes almadan, bir ışık görmeden, sadece görev için... Tıpkı senin hayallerine sessizce yürüyüşün gibi. Sabırla, azimle, inançla...
Ve bil ki, bu denizaltıları tasarlayanlar da bir zamanlar senin gibi bir sıradaydı. Belki bir okulun atölyesinde, belki bir kütüphanede... Ama bir hayalleri vardı:
“Türk gençliği isterse her şeyi yapar.”
Şimdi sıra sende.
Geleceğin mühendisleri, kaptanları, stratejistleri sizsiniz.
Denizlerin altında yanan o ışığı, yukarıda siz taşıyacaksınız.
Unutma:
Ses çıkarmadan da güçlü olunabilir.
Görünmeden de iz bırakılabilir.
Derinlik, her zaman karanlık değildir. Bazen orada umut saklıdır.
Rafet Ulutürk







