Bugün, 13 Mart 2026 Cuma

Dünyanın her yanında insanlar; hangi sosyal sınıftan, etnik kökenden, inançtan, renkten, kültürden, düşünceden, duygudan olursa olsun küçük de olsa bir mutluluk anını yaşamak için uğraşır. Sınırlı bir yaşamda sonsuz mutluluğa ulaşmak ise kişinin asıl amacı, ülküsü. Onu aramak, ona ulaşmak, mutluluğu kesintisiz yaşamak için insanoğlunu, yaşam boyu çaba gösterir.

Mutluluğun göreceli bir kavram olduğunu söyleyelim. Kişiden kişiye değişir. Herkesin mutluluk anlayışı aynı değil. Bu arada mutluluk anlayışının toplumsal dönemlere göre değiştiğini de belirtelim. Buna karşın, insanlar, her koşulda mutlu olmasını bilmeli.  İletişim organlarının gelişmesiyle egemen sınıfların halka dayattığı mutluluk anlayışları, biçimleri de var.  Bu, insanları kalıba dökmekten başka bir şey değil.

Çoğu kişi, mutluluğu kayıp bir nesne gibi arar her yerde. Onun nazlı bir sevgili gibi insanlardan kaçtığını düşünür. O kaçtıkça da insan onu kovalar yakalamak için. “Kaçan, kovalanır.” örneğinde olduğu gibi kaçan mutluluğun peşinden koşuş, yaşam boyu sürer. Koşmak, amaca ulaşmanın düşüyle dolu olduğundan her adımda ona ulaşma olasılığın güçlenir. Böyle olunca onun peşinden koşmak bile kişiyi mutlu eder. Mutluluğa ulaşma olasılığının bile insanı mutlu ettiği bir tılsımdır, içildiğinde yeni bir yaşamın başlayacağı umudunu yeşertecek iksirdir o.

İnsanların çoğu için mutluluk, Kaf Dağı’nın ardında. O, bazıları için ulaşılmaz, duyumsanmaz, yaşanılmaz bir şey. Kimileri, Kaf Dağı’nın ardına gidecek dermanı dizlerinde, yüreğinde bulamaz. Bu nedenle mutluluktan vazgeçer kolayca. Yaşamın kendine dayattığı olumsuz koşulları kolayca kabullenir. Onun peşinden koşmayı, amaçsızlık ve boşuna bir çaba gibi görür. Olumsuzlukları, yaşadığı kötü durumları kendi yazgısı olarak benimseyip içselleştirir. Bunun için de mutlu olma savaşımından uzak durur. Bu kişiler, kendi mutsuzluğunu çevresine de yayar. Çevresindekilerin kendisi gibi mutsuz olmasından içten içe bir sevinç de duyabilir. Mutsuzluğu, bir salgın durumundaki sayrılığın virüsü gibi yayarlar topluma. Bu da toplumsal mutsuzluğu, öğrenilmiş bir umutsuzluğa dönüştürür.

Mutsuzluk, kişinin ve toplumun içgücünü giderek yok eder. Bu da toplumsal dayanışmayı, yardımlaşmayı olumsuz yönde etkiler. İçgücü yokluğu büyük bir bıkkınlığın, yaşamdan kopuşun başlangıcı. Böylece yaptığı işten zevk almayan, onu mutlu edecek onlarca nedeni görmezden gelen, mutluluğun bir soluk kadar kendine yakın olduğunun farkında bile olmaz.

Bazı kişiler, mutsuzluğunu; yaşadığı yere, koşullara ve yakın çevresindeki insanlara bağlar. Mutsuzluğunun nedenini, kendi dışındaki varlıklar ya da yaşatılara bağlamak bir kaçıştır aslında. Kimileri de mutlu olmak için bir tansığa bel bağlar. Bu tür kişiler, kendilerini kendi yaşamlarının öznesi, belirleyicisi, düzenleyicisi olduğunun farkında değildir. Kendini yaşamının öznesi değil de nesnesi olarak gören kişiler; mevsimin rengine, yelin yönüne doğru sürekli savrulur ve çevresindeki öznelerin eylemlerine göre kendine yer ve yön arar.

Mutluluk, kişinin içindedir. Onu, başka yerlerde aramak boşuna bir çaba. Sen, kendinle barışık olacaksın öncelikle. Mutluluğu kendi içinde, yaşamında, içinde bulunduğun koşullarda arayacaksın. O, aslında en yakınında. Yeter ki onu bulmasını bil. Kimi zaman yaşamımızda görmezden geldiğimiz öyle küçük şeyler vardır ki, bize olağanüstü mutluluk yaşatır. O küçük şeyler, bizim ayaklarımızı yerden kesmeye, bizi mutluluktan ve sevinçten havalara uçurmaya yeter de artar bile.

Aslında insanın yaşaması, en büyük mutluluk. Bir de üstüne sağlık, erinç ve başarı eklenince katmerli bir mutluluk yaşar kişi. Sağlık, erinç ve başarının kaynağı; kişinin içindeki mutluluk. O, yüreğimizde sakladığımız büyük bir hazine. Onu fark ettiğimizde yaşamımız bambaşka olur. Bunun için de insan içindeki olumsuzlukları, kötümserliği, karamsarlığı, özgüvensizliği, içgüçsüzlüğü yok etmeli. Kişinin yüreği, olumsuz olan her şeye kapalı olmalı.  Mutluluğu uzaklarda değil, kendinde aramalı insan. İçindeki mutluluğu keşfedince kişi, bu mutluluk dalga dalga yayılacaktır her yana. Önemli olan kendini, içindeki hazineyi keşfetmekte.

Mutluluk, özgürlüktür. Algılardan, dayatmalardan kurtularak kendi içindeki cevheri keşfederek mutlu olur insan.

Zor sanılan mutlu olmak, aslında ne denli kolay değil mi?

                                                                  Adil Hacıömeroğlu

 

                                                                  27 Nisan 2025


MUTLULUK, KİŞİNİN İÇİNDE

Adil Hacıömeroğlu

13.06.2025 09:11:00

Erzurum’un Prangalarını Kırdığı Gün: 108. Yıl Gururu Havuzbaşı’nda Kutlandı

Başkan Oral , 12 Mart Erzurum’un Düşman İşgalinden  Kurutuluşu ve İstiklal Marşının Kabulü Münasebetiyle Bir Mesaj Yayımladı

Rektör Hacımüftüoğlu’yla başlayan “Öğrencilere Ramazan Jesti”nde bir adım daha: "Işıklı Yol" gelenekselleşti…

Alperenlerden gönül sofrası…

LİDER ERZURUMSPOR'A İSTANBUL'DA ŞOK

YAKUTİYE'NİN ÇOCUKLARI TÜRKİYE ŞAMPİYONASI YOLUNDA...

12 MART'IN IŞIĞI ERZURUM'UN HÜRRİYET'E KAVUŞTUĞU GÜNDÜR

BÜYÜKŞEHİRİN GENÇLERİ ZİRVEDE

ERZURUM: U-14 YAŞ TÜRKİYE ŞAMPİYONASINA EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR...

Vedat Kan’la 25. Gün Programında Dijital Çağın İki Büyük Tehdidi: Dezenformasyon ve Bağımlılık

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 25 19 2 4 41 61
2.FENERBAHÇE A.Ş. 25 16 0 9 32 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 25 16 3 6 22 54
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 25 13 5 7 15 46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 25 12 7 6 17 42
6.GÖZTEPE A.Ş. 25 11 5 9 10 42
7.KOCAELİSPOR 25 9 10 6 -3 33
8.SAMSUNSPOR A.Ş. 25 7 7 11 -3 32
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 25 7 9 9 -3 30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 25 7 9 9 -10 30
11.CORENDON ALANYASPOR 25 5 8 12 -4 27
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 25 6 12 7 -6 25
13.TÜMOSAN KONYASPOR 25 5 11 9 -10 24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 25 6 13 6 -15 24
15.İKAS EYÜPSPOR 25 5 13 7 -17 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 25 4 12 9 -15 21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 25 3 11 11 -27 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 25 3 17 5 -24 14

YAZARLAR