Zengezur Koridoru…
Adı bile Türk dünyasının yüzyıllık hayalini çağrıştırıyor. Haritaya baktığınızda, Azerbaycan’ı doğrudan Türkiye’ye, oradan da Orta Asya’ya bağlayan bu ince hat; aslında sadece bir yol değil, Türk milletinin coğrafi, ekonomik ve kültürel bütünlüğünü tamamlayacak bir damar, bir nefes borusu.
Fakat bugün geldiğimiz noktada, bu hayalin üzerine gölge düşüren bir gelişme ile karşı karşıyayız. Kamuoyunun “Zengezur Geçidi” olarak bildiği, bizim için can damarı olan bu hattın, ABD güdümünde “Trump Yolu” adıyla gündeme geldiğini görüyoruz.
Kazanımlar Var Ama…
Evet, Azerbaycan’ın 44 günlük savaşta kazandığı zaferin uluslararası alanda tescil edilmesi önemlidir.
Minsk Grubu tarihe karışıyor.
Karabağ artık tartışmasız Azerbaycan toprağı olarak tanınıyor.
Savaşta sürülen terör unsurlarının geri dönüş ihtimali ortadan kalkıyor.
Bunlar sevindirici gelişmeler. Ancak satır aralarına baktığınızda, işin en kritik noktası olan yolun kontrolünün ABD’nin elinde kalması, bütün kazanımların ileride riske girmesi demektir.
Washington’un Elinde Bir Anahtar
Bugün “stratejik geçit” dediğiniz bir hattın kontrolünü başka bir güce verirseniz, yarın o kapının ne zaman açılıp ne zaman kapanacağını siz değil, onlar belirler. Suriye hava sahasında yaşadığımız tecrübe ortada: ABD, çıkarına uymadığı gün, hiçbir diplomatik nezaket gözetmeden kapıyı kapatabilir.
Bu da şu anlama gelir: Türk dünyasının kara bağlantısı, bizim elimizde değil; Washington’un masa başındaki kararlarında olur. Stratejik bağımsızlık, başkasının cebinde duran anahtarla sağlanmaz.
Oyun Masada Bitmez
Nihai imzalar henüz atılmış değil. Bu yüzden umutlarımız tükenmiş değil. Ancak şunu bilmeliyiz ki, bu tür kritik meselelerde “fırtına” arkada olmadan masada adaletli bir çözüm nadiren çıkar. Güç dengesi olmadan, diplomasiden kalıcı kazanım beklemek hayaldir.
Bizim meselemiz “Trump Yolu” değil, Türk’ün Yoludur. O yolun üzerinde sadece asfalt değil; tarihimiz, geleceğimiz ve bütün bir milletin onuru vardır.
Bugün bu meselede gösterilecek irade, yarının Türk dünyasının kaderini belirleyecek. Eğer o irade, bağımsızlık eksenli ve millî çıkar odaklı olmazsa, haritalarda yeni yollar çizilir ama milletler arasında kalıcı köprüler kurulamaz.
Unutmayalım: Geçidin adı Zengezur kalmalı, ruhu ise Türk’ün yolu olmalıdır.
