ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı nükleer tesisleri nedeniyle "bombalamakla" tehdit ediyor. Ancak asıl mesele nükleer silahlar mı, yoksa Ortadoğu'yu yeniden dizayn etme planlarının bir parçası mı? Küresel güçler neden İran'ı hedef tahtasına oturtuyor? Siyonistler İran'dan ne istiyor? Ve Azerbaycan ile Türkiye bu satranç tahtasında nasıl bir hamle yapmalı?
ABD ve Küresel Güçler: Petrol, Silah ve Kaos
ABD, bölgede her zaman bir düşman yaratmaya muhtaçtır. Afganistan, Irak, Libya ve Suriye derken şimdi de İran gündemde. Washington, "barış" adı altında yürüttüğü emperyalist politikalarını haklı göstermek için "nükleer tehdit" bahanesine sığınıyor. Oysa gerçek tehdit, ABD'nin petro-dolar sistemine meydan okuyan İran'dır.
"Petrolü olan ülkeler barış ister, petrol peşinden koşanlar sömürü." @stratejivefikirler
Küresel silah şirketleri, bir savaş ihtimaliyle milyarlarca dolarlık silah satışı yapma peşinde. Bu nedenle bölgeyi her daim barut fıçısı gibi tutmaya çalışıyorlar. İran'ın, ABD'nin dayattığı ekonomik ve askeri denkleme girmemesi, savaş kartını sürekli gündemde tutmalarına sebep oluyor.
İran'ın Petro-Dolar Sistemine Meydan Okuması
İran, petrol satışlarında ABD dolarına bağımlılığı azaltma yönünde önemli adımlar atmıştır. 2008 yılında, İran Milli Petrol Şirketi Uluslararası İlişkiler Direktörü Hüccetullah Ganimiferd, petrol ticaretinde doların tamamen kaldırıldığını ve yerine Euro ile Japon Yeni'nin kullanıldığını belirtmiştir. Avrupa ülkelerine Euro, Asya ülkelerine ise Japon Yeni ile satış yapılmaktadır.
Bu hamle, ABD'nin küresel ekonomik hegemonyasına doğrudan bir meydan okuma niteliğindedir. İran'ın bu politikası, ABD'nin ekonomik yaptırımları ve baskılarına rağmen petrol satışlarını sürdürme çabasının bir yansımasıdır. Nitekim, 2018 yılında İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD'nin yaptırımlarına rağmen petrol satmaya devam edeceklerini ve bu yolla yaptırımları deleceklerini ifade etmiştir.
Siyonizm ve İran: Korkunun Kaynağı Ne?
Siyonist akıl, Orta Doğu'da köklü bir Şiilik merkezi olan İran'ı, kendisi için bir tehdit olarak görüyor. Çünkü İran, İsrail’in "yeni dünya düzeni" planlarını tehdit eden en büyük güç konumunda. Siyonist stratejistler, bölgeyi parçalayarak, İran'ı zayıflatıp kendi güvenlik politikalarını rahatça uygulamaya koymak istiyor.
"Bir ulusu bölmek istiyorsan, önce ona köklerini unutturmalısın." @stratejivefikirler
Azerbaycan ve Türkiye: Stratejik Denge Oyunu
Bu denklemde Azerbaycan ve Türkiye, dikkatli bir diplomasi izlemelidir. Azerbaycan'daki büyük Azeri nüfusu, Batı için önemli bir koz olabilir. ABD ve İsrail, Azerbaycan'ı İran’a karşı bir cephe açmaya zorlayabilir, üs vermesi için baskı yapabilir. Bu bağlamda, Azerbaycan'ın kararları sadece kendisini değil, Türkiye’yi de etkileyecektir.
Öte yandan, İncirlik Üssü de bu süreçte gündeme gelebilir. ABD, Türkiye'nin bu üssü İran’a karşı kullanmasına yeşil ışık yakmasını isteyebilir. Ancak Türkiye, böylesi bir hamlenin uzun vadede ne gibi sonuçlar doğuracağını iyi hesaplamalıdır.
"Diplomasi, akıllıların savaşıdır; silah ise aptalların." @stratejivefikirler
Azerbaycan ve Türkiye, bu savaş senaryosunun dışında kalmayı başarabilirse, bölgede istikrar sağlayan bir güç olarak konumlarını koruyabilirler. Ancak aceleci bir karar, hem ekonomik hem de askeri anlamda ağır bedeller doğurabilir.
"Aklın olduğu yerde barış olur, menfaatin olduğu yerde savaş." @stratejivefikirler
Gürkan KARAÇAM