9659,48%0,49
37,94% -0,08
40,99% -0,36
3797,89% 0,81
6070,97% 0,00
Dünya Kudüs Günü hakkında açıklamalarda bulunan Mardin Artuklu Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Tekin, Kudüs davasını tüm Müslümanların omuzlaması gerektiğini vurguladı.
Kutsal toprakların işgal edildiği tarihe değinen Tekin, “Siyonist terör rejimi, 5 Haziran 1967’de Arap ülkelerine savaş başlattı. Sadece 6 günde, 3 Arap ülkesinin ordularını yenilgiye uğratan siyonist çeteler, topraklarını genişletti. israil terör devleti, Altı Gün Savaşları’nda Batı Şeria, Doğu Kudüs, Gazze, Sina Yarımadası ve Golan Tepeleri’ni işgal etti. Filistinliler, ağır kayıplarla sonuçlanan Altı Gün Savaşları’nı ‘Yevmu’n Nekse/Kayıp Günü’ olarak anıyor. Filistinlilere göre, Nekse, israilin kurulduğu ve Filistinlilerin zorla vatanlarından çıkarıldığı 1948’deki ‘Nekbe’nin/Büyük Felaket’ devamı olarak nitelendiriyor. Nitekim Filistin’in 1948 yılında işgal edilmesinden bu yana bu sorun Müslüman din adamlarının dikkatini çekmiş ve konunun çözüme kavuşması için çaba sarf edilmiştir. Dolayısıyla Ağustos 1979 yılında Filistin halkına destek için Ramazan ayının son cuma günü Dünya Kudüs Günü olarak ilan edilmiş ve o günden bu yana Kudüs ve Aksa davasının İslam ümmetinin vicdanında canlı tutulması için çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.” ifadelerini aktardı.
Tekin, ifadelerini şöyle sürdürdü:
“Mersiye, ölen kişinin veya kaybedilen değerlerin ardından onu öven ve kaybının üzüntüsünü terennüm eden şiirlerin genel adıdır. Mersiyenin halk şiirindeki karşılığı ağıttır. Fakat İslam tarihinde işgal edilen şehirler ve mescitler için de mersiye geleneği işlenmiştir. Kudüs 1099'da Haçlılar tarafından işgal edildiğinde Ramazan ayında Kadı Ebû Sa’d el-Herevî ve bir grup Müslüman Şam’dan kalkıp başkent Bağdat’a giderler, Hilafet divanına kadınların namuslarının kirletildiğini, şehirlerin yağmalandığını kısacası Kudüs’teki Müslümanların yaşadıklarını ağlayarak söyler ve imdada çağırırlar. Çağrıları karşılık bulmayınca camilerde ve çarşı pazarda Haçlılara karşı halktan yardım dilerler. İşte bu yardım çağrıları kapsamında Ebû Muzaffer el-Bîverdî, Kudüs için şu beyitlerin de yer aldığı bir mersiyede;
Kesilir kardeşleriniz Şam’da kaylula uykusunda
Zekilerin zuhur edip ahmakların gaflette olduğu vakitte
Alçak Rumlar onları kesiyor ve siz
Güzel işler yapıyor gibi düşük işlerin peşinde iken
Nice kan muhbah sayıldı namuslarımızın kanından
Ki gizliyordu güzelliğini hayâsından kalelerde.”
Kudüs'ün bütün Müslümanların meselesi olduğunu aktaran Tekin, “Kudüs ve Aksa meselesi sadece Filistinlilerin bir meselesi olmayıp bütün Müslümanların meselesidir. Ancak Kudüs ve Aksa 1967'den beri esir, tutsak ve siyonizmin işgali altındadır. Onun için Ahmed-i Hânî, Melay-i Cezerî ve Fekiyê Teyrân kabirlerinden kalkıp Kudüs ve Aksa için Kürtçe mersiyeler okusunlar. Yunus Emre, Muhammed Akif ve Necip Fazıl kabirlerinden kalkıp Kudüs ve Aksa için Türkçe mersiyeler okusunlar. Sa‘dî Şîrâzî, Mevlânâ Câmî ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî kabirlerinden kalkıp Kudüs için Farsça mersiyeler okusunlar. Hassân b. Sâbit, Ebü’t-Tayyib el-Mütenebbî ve İbnü’l-Fârız gibi Arap şairler de Kudüs için Arapça mersiyeler okusunlar.” dedi.
“Gazze, bütün dünyanın gözleri önünde benzeri görülmemiş bir vahşete sahne olmaktadır”
Birçok İslam ülkesinin kutsal topraklarda yaşayan zulme seyirci kaldığını belirten Tekin, “Günümüzde Kudüs ve Aksa davasını omuzlayan Gazze halkı bu uğurda her şeylerini feda ettiler ve etmeye devam ediyorlar. Tahrif edilmiş bir inanç, sapkın bir ideoloji ve kirli bir siyasetten beslenen siyonist çeteler, Gazze’nin bu şanlı direnişi karşısında arkasındaki batılı güçlerle birlikte bir siyonist-haçlı bloku oluşturmuş durumdadır. Dolayısıyla ABD başta olmak üzere neredeyse bütün Hıristiyan Batı devletleri yöneticileri bazında bu zulme destek çıkmakta ve katil israilin yanında yer almaktadır. Dolayısıyla Gazze, şu an bütün dünyanın gözleri önünde benzeri görülmemiş bir vahşete sahne olmaktadır. İki milyarlık bir nüfusa sahip olan İslam âleminin yöneticileri ise bu zulme seyirci kalmaktalar. Bazı yöneticiler söylem olarak tepkilerini verirken bazı Arap ülkelerinin yöneticileri ise buna dahi cesaret edemiyorlar. Dünya Kudüs Günü münasebetiyle Hazreti İbrahim’den itibaren pek çok peygamberin yaşadığı, mukaddes olarak da tanımlanan bir bölgede bulunan, Hazreti Süleyman’ın inşa ettiği Beytülmakdis’i barındıran, İsrâiloğulları’na gönderilen peygamberlerin mücadelelerine mekân olan Kudüs sadece Gazzelilerin değil hepimizin kutsalıdır.” ifadelerine yer verdi.
“Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmak man meselesidir”
Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmanın imani bir mesele olduğunu belirten Tekin, “Hazreti Muhammed Aleyhisselam’ın hicretten önce iki veya üç yıl süreyle Medine döneminde on altı veya on yedi ay Kâbe’yi de önüne almak suretiyle ona yönelerek namaz kıldığı Kudüs sadece Gazzelilerin değil hepimizin kutsalıdır. Dolayısıyla Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmak bir iman meselesidir. Bu davaya sahip çıkmayanlar kutsalı, kıbleyi ve Hazreti Muhammed Aleyhisselam’ı tanımadığı için sahip çıkmıyordur. Kıyamet gününde Gazzelilerin davacı olacağı tarafta yer almamak için bu uğurda her şeylerini feda eden bu halka sahip çıkmak Müslümanım diyen her kesin üzerine farzdır.” şeklinde kaydetti. (İLKHA)